Kurtarıcı Rolünden Yol Arkadaşlığına
Uzman klinik psikologlarımız Sena Aldemir, Kübra Erten ve Didar Zeynep Bayram ile "Psikolojik Dayanıklılık ve Hassas Gruplarla Çalışma" eğitiminde, "kurtarıcı" değil "yol arkadaşı" olmanın dinamiklerini konuştuk.
Vakfımızın iyilik hareketini daha profesyonel ve sürdürülebilir bir zemine taşımak amacıyla Gönüllü Koordinasyonu birimimiz tarafından planlanan "Psikolojik Dayanıklılık ve Hassas Gruplarla Çalışma" konulu hizmet içi eğitim seminerimizi, 14 Şubat 2026 Cumartesi günü Zade Life Otel Zeugma Salonu'nda gerçekleştirdik. Gönüllülerimizin sahada karşılaştıkları zorlukları aşabilmeleri ve psikolojik dayanıklılıklarını artırabilmeleri amacıyla düzenlediğimiz programa vakıf yöneticilerimiz, birim sorumlularımız ve sahada aktif görev alan gönüllülerimiz katılım sağladı.
İNSANI İNSANIN ZİNDANINA HAPSETMEYELİM
Programın açılışında konuşan Vakıf Başkanımız Turgay Aldemir, 1993 yılından bugüne uzanan dayanışma serüvenimizi anlatarak, sivil toplumdaki klasik yardım anlayışına dair özeleştirilerini ve vakfımızın benimsediği yeni vizyonu şu güçlü ifadelerle aktardı: "Sahada edindiğimiz tecrübelerle gördük ki salt fizyolojik ihtiyaçların karşılanması bir süre sonra bağımlılık oluşturuyor, insanı bir diğerine mahkum ederek onu kendi zindanına hapsediyor. Bu nedenle asıl insanı insan yapan ve Yaradan'ın da muhatap aldığı insanın ontolojisine yatırım yapmayı seçtik. İnsanın aklıyla, fikriyle, duygularıyla, tabiatla, tarihle, gelecekle ve tüm varlıkla bağ kuracak kavramsal bir yetkinlik kazanmasını hedefledik. Bunu kazanan insanların mutluluk endeksi bambaşka bir noktaya taşınıyor. Bugün dünyada iki temel kavram öne çıkıyor: Biri 1940'lardan sonra popülerleşen 'gayrisafi millî hasıla', diğeri ise İbn-i Haldun'un ve modern şehir araştırmacılarının da üzerinde durduğu 'gayrisafi huzur endeksi'. Bir toplumun geleceği, o toplumun önde gelenlerinin diğerlerine karşı sağladığı huzur ve güven endeksine bağlıdır. İnsanın geleceği ve hakları bir başkasının iki dudağı arasına terk edildiğinde, orada özgür bir bireyden bahsedemezsiniz.”
YARDIM YAPARKEN KENDİMİZİ KAYBETMEYECEĞİZ
Bugün sivil toplumda karşılaşılan en büyük sorunlardan birinin başkalarının sorunlarını çözerken kendi içimizdeki narsist kişiliği tatmin etmek ve onların üstüne basarak yol almak olduğunu kaydeden Aldemir, “Vakıf olarak gönüllülerimizle temel ilkemiz şudur: Yardım yaparken kendimizi kaybetmeyeceğiz. Kendi psikolojik ve fizyolojik dayanıklılığımızı artıracak, doğayla ve insanla ilişkilerimizi gözetirken muhatabımızı da güçlendireceğiz. Savaş, afet veya başka bir nedenle dara düşen insanı, zayıf düştüğü o yerden en zarif şekilde kaldıracağız. Onu her açıdan güçlendirecek, çağın yetkinlikleriyle donatacak ve nihayetinde güçlünün masasında kendi sözü, kendi kişiliği ve kendi adıyla var olmasını sağlayacağız. İşte Bülbülzade Vakfı'nın hikayesi budur" şeklinde konuştu.
UZMANLARDAN İNTERAKTİF ATÖLYE ÇALIŞMASI
Açılış konuşmalarının ardından eğitim aşamasına geçildi. Gönüllülerimiz, klinik psikologlar Sena Aldemir, Kübra Erten ve Didar Zeynep Bayram’ın kolaylaştırıcılığında üç ayrı gruba ayrılarak interaktif bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Tüm gruplarda eşzamanlı olarak işlenen müfredatta, sahada karşılaşılan duygusal yüklerin nasıl yönetileceğini kapsamlı bir şekilde ele alındı. Eğitimde öncelikle gönüllü motivasyonunun kaynaklarını incelenerek tüm yükü kendi sırtına alan "kurtarıcı" rolü yerine, iyileşme sürecine destek olan "yol arkadaşı" olmanın önemini vurgulandı. Afet ve acil durumlarda uygulanan Psikolojik İlk Yardım (PİY) kavramı detaylandırılarak "İzle, Dinle ve Bağ Kur" prensipleriyle sahadaki güvenliği kontrol etme ve ihtiyaçları belirleme pratikleri çalışıldı.
ENERJİ YÖNETİM TEKNİKLERİ
Atölye boyunca ayrıca "Sorumluluk Çemberi" etkinliğiyle gönüllülerimizin kendi sınırları ile dış dünyanın kontrol edilemez faktörleri (ekonomik kriz, afet, savaş vb.) arasındaki ayrımı netleştirmeleri sağlandı. Yardım dağıtımındaki etik ilkeler "köprü" metaforu ile anlatılırken kurumsal kıyafet nizamı, mahremiyet ve sosyal medya kullanımı gibi konular "Gönüllünün Altın Kuralları" başlığı altında işlendi. Son olarak gönüllünün kendi psikolojik sağlığını koruyabilmesi için "Öz Bakım Pili" metaforu üzerinden sınır koyma ve mola verme gibi enerji yönetim teknikleri paylaşıldı.
Programımızı gönüllülerimizin saha çalışmalarında ihtiyaç duyacakları destekleyici ifadelerin yer aldığı "Güç Birliği" çemberiyle tamamladık.











