Logo

FAALİYETLERİMİZ

Bülbülzade Vakfı Tanıtım Filmi

Bülbülzade Vakfı, "Neslin ıslahı, arzın imarı" prensibiyle hareket eden ve kamu yararına çalışan bir sivil toplum kuruluşudur.

PROJELERİMİZ

RAKAMLARLA BÜLBÜLZADE VAKFI

1994 yılından beri ulusal ve uluslararası çapta faaliyet gösteren kurumumuz, "nitelikli insan", "etkili söz", "kalıcı eser" ve "sürdürülebilir çevre" misyonu ile çalışmalarına devam etmektedir. 

Nitelikli İnsan

 

Köklü bir kültür mirasından ilham alarak zamana ve mekana uyum sağlayabilen bir anlayışla hareket eden vakfımız, bilinçli, dayanıklı ve kabiliyetli insanlar yetiştirme hedefiyle insan kalitesini artırmaya ve nitelikli bireylerin sayısını çoğaltmaya yönelik faaliyetler yürütmektedir. Bu süreçte, eğitimden sanata, sosyal yardımdan bilimsel araştırmalara kadar geniş bir perspektifte insana dokunan projeler geliştirilmektedir.

Etkili Fikir

Etkili fikirlerimiz ve güçlü sözlerimizle insanlığa umut aşılamak, zor zamanlarda dahi olumlu değişimin mümkün olduğunu kanıtlamak, vakfımızın önemli bir misyonu olarak öne çıkmaktadır. Toplumsal dayanışmayı güçlendiren, eğitimden sağlığa, kültürden sanata birçok alanda insana dokunan projelerle, herkesin bir araya gelerek daha iyi bir gelecek oluşturabileceğine inanıyoruz.

Kalıcı Eser

Bülbülzade Vakfı'nın temelinde yatan "iyi insan ve etkili fikir" anlayışı, kalıcı eserler bırakarak topluma ve insanlığa hizmet etme arzusuyla birleşmektedir. Vakıf, kültürden sanata, eğitimden insani yardıma kadar geniş bir alanda faaliyetlerini sürdürürken her bir projede kaliteyi ve sürekliliği ön planda tutmayı hedeflemektedir. Her faaliyet alanında nitelikli eserler ortaya koymak, vakfın misyonunun temel taşlarından birini oluşturmakta ve toplumda sürdürülebilir gelişimin temellerini atmaktadır.

Sürdürülebilir Çevre

Vakfımız, içinde bulunduğumuz dünyayı koruma misyonuyla sürdürülebilir bir çevre oluşturmak için çalışmalar yürütmektedir. Bu doğrultuda, yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yaparak ve çevre bilincini artırarak gelecek nesiller için daha yeşil bir dünya bırakma hedefindeyiz.

Faaliyet Raporları

Bülbülzade Eğitim Sağlık ve Dayanışma Vakfı, geniş bir yelpazede faaliyet göstererek kültür, sanat, insani yardım, gençlik ve spor gibi alanlarda önemli katkılar sağlamaktadır.

Her dönemin başında belirlenen hedefler doğrultusunda projeler geliştirilirken, dönem sonunda bu faaliyetlerin detaylı bir şekilde raporlanması, vakfın şeffaflığını ve topluma olan sorumluluğunu ortaya koymaktadır.

Vergi muafiyeti statüsüne sahip olan kurumumuz, mali disiplin ve şeffaflık ilkelerini ön planda tutarak, sürdürülebilir bir gelecek için bilinçli ve kolektif adımlar atmaya odaklanmıştır.

Bu çabalar, toplumun her kesiminden bireylerin desteğini ve katılımını teşvik ederek, daha iyi bir dünya vizyonuna katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

FAALİYET RAPORLARI
ÜLKE
0
ÜLKE
PROJE
0
PROJE
YARDIM
0
YARDIM
GÖNÜLLÜ ÇALIŞAN
0
GÖNÜLLÜ ÇALIŞAN

ÖYKÜLER

HABERLER

Kurumumuza ait tüm haberleri buradan takip edebilirsiniz.
20. Anadolu Buluşmaları "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" Vizyonuyla Ankara’da Tamamlandı

20. Anadolu Buluşmaları "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" Vizyonuyla Ankara’da Tamamlandı

16 Ağustos 2026
Anadolu Federasyonu tarafından Ankara’da "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" temasıyla düzenlenen 20. Anadolu Buluşmaları beş günlük yoğun programının ardından sona erdi. Buluşma, ulusal ve uluslararası alanda pek çok önemli ismi bir araya getirdi.10-14 Ağustos 2026 tarihleri arasında sivil toplumun dünyadaki krizlere karşı üreteceği çözümleri tartışmak üzere hayata geçirilen 20. Anadolu Buluşmaları geniş kapsamlı oturumlar ve atölye çalışmalarıyla tamamlandı. Türkiye içinden ve yurt dışından akademisyenleri bürokratları ve sivil toplum gönüllülerini aynı çatı altında buluşturan buluşma, Kızılcahamam Eliz Hotel Convention Center çatısı altında gerçekleştirildi. Küresel krizlerin geleneksel diplomasi yöntemleriyle yönetilemediği günümüz dünyasında sivil diplomasinin yapıcı gücü beş gün boyunca ele alındı. Kurumların dayanışma zeminlerini güçlendirmeyi hedefleyen bu buluşma yeni politika önerilerinin tartışıldığı stratejik bir platform işlevi gördü.MÜFREDAT LANSMANI YAPILDIOrganizasyonun ilk gününde Sivil Toplum Eğitim Müfredatları Lansmanı yapılarak önemli bir başlangıca imza atıldı. Uzun süren akademik ve pratik çalışmaların bir ürünü olan bu müfredat sivil toplum gönüllülerinin sahada ihtiyaç duyacağı teorik altyapıyı sağlamak amacıyla kamuoyuna tanıtıldı. Lansman programı eğitim alanındaki yenilikçi yaklaşımların sivil alana entegre edilmesi açısından büyük bir adım olarak kayıtlara geçti.SİVİL TOPLUM ASLİ AKTÖRBuluşmaların resmi açılışı Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlarken ilk selamlama konuşmalarını İnönü Üniversitesi Rektörü Nusret Akpolat ve Sırbistan Türkiye Mezunları Derneği Başkanı Nazım Liçina yaptı. Ardından Anadolu Federasyonu Başkanı Turgay Aldemir “Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi” başlıklı açılış konuşmasıyla buluşmanın vizyonunu çizdi. Güç dengelerinin hızla değiştiği savaşların ve göç dalgalarının arttığı bir dönemde devletlerin tek başına çözüm üretebileceği alanların giderek daraldığını vurgulayan Aldemir sivil toplum kuruluşlarının uluslararası etkileşimde asli bir aktör konumuna yükseldiğini aktardı.SİVİL YAPILARIN KALICI ETKİSİKamunun vizyonu ile sivil toplumun enerjisinin buluştuğu oturumlarda T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam “Türkiye Yüzyılında Kamu ve Kültür Diplomasisi” başlığıyla kürsüye çıktı. Çam, resmi makamların görev süreleriyle sınırlı kalabildiğini ancak kültürü nesilden nesile aktaran sivil yapıların kalıcı bir etki yarattığını hatırlatarak güçlü bir devlet için nitelikli sivil toplum kuruluşlarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bu vizyonu destekleyen bir diğer isim TİKA Başkan Yardımcısı Yahya Coşkun oldu. Coşkun TİKA'nın dünya genelindeki faaliyetlerinden bahsederek Türkiye'nin kalkınma yardımları ve kültürel restorasyon projelerinin sivil diplomasi alanında inşa ettiği güven köprülerine dikkat çekti.GEÇMİŞLE YÜZLEŞMEKBuluşmada barış inşası ve insani diplomasi konuları da uzman isimlerin sunumlarıyla derinlemesine incelendi. İHH İnsani Yardım Vakfı Başkan Yardımcısı Hüseyin Oruç Bangsamoro barış sürecindeki deneyimlerini aktararak sivil toplumun çatışma çözümlerindeki hayati rolünü gözler önüne serdi. Silahların doğrudan devlete teslim edilmesi yerine bağımsız bir komisyona emanet edilmesinin psikolojik bir eşiği aştığını belirten Oruç, geçmişle yüzleşmenin ve adil bir ortak yaşam iradesi ortaya koymanın kalıcı bir barış için mecburi olduğunu ifade etti.KALICI KAPASİTELER OLUŞTURMALIYIZBir diğer önemli oturumda İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. İbrahim Altan “Krizler İnsani Yardım ve Gönüllü Diplomasi” başlıklı bir konuşma yaptı. Sahada görev alan sivil ekiplerin yerel halkla çok daha hızlı ve tarafsız bir güven köprüsü kurabildiğini anlatan Altan, gönüllülerin sahadaki saf niyetlerini korumalarının en büyük güçleri olduğunu vurguladı. Kriz bölgelerinde sadece acil ihtiyaçları karşılamanın ötesine geçerek kalıcı kapasiteler oluşturmanın gerekliliğine dikkat çeken Altan, ecdadın vakıf ve ahilik kültürünün günümüzdeki modern insani yardım pratiklerine ilham verdiğini aktardı.GENÇLER DİNAMİZM KATTIAna oturumların yanı sıra eş zamanlı olarak yürütülen projeler de 20. Anadolu Buluşmaları'na büyük bir dinamizm kattı. “Dijital Çağda Gençlerin Uluslararası Ağ Kurma ve Sivil Diplomasi Becerileri” projesi kapsamında farklı ülkelerden gelen gençler ortak masalarda buluştu. Gençlerin aktif vatandaşlık yapay zeka dezenformasyon ve kapsayıcılık gibi konularda farkındalıklarını artırmayı hedefleyen programda workshoplar, politika geliştirme çalışmaları ve tematik forumlar düzenlendi. Kapanışta gençlere faaliyet süresince elde ettikleri kazanımları belgeleyen Youthpass sertifikaları takdim edildi. Bütün bu yoğun gündemle birlikte 6. Çocuk Buluşmaları da eş zamanlı bir şekilde gerçekleştirilerek her yaş grubundan katılımcının organizasyona dahil olması sağlandı.EVRENSEL BİR HAK SAVUNUCULUĞUBuluşmanın akademik derinliğini artıran oturumlardan biri Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Muhittin Ataman'ın “Küresel Sistemdeki Kriz: STK’ların Artan Etkisi” başlıklı sunumuydu. Ataman mevcut küresel sistemin tıkanıklıklarını analiz ederek ulus devletlerin kilitlendiği noktalarda sivil toplumun sınır tanımayan proaktif bir güç haline geldiğini dile getirdi. Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Berat Özipek ise “Küresel Sivil İletişim ve Sınır Aşan Bir Konuşmanın İmkânları” başlıklı konuşmasında coğrafi sınırları aşan evrensel bir hak savunuculuğunun altını çizdi. Özipek adil bir dünyanın inşasında sivil toplumun üstlenmesi gereken entelektüel ve vicdani sorumluluğu detaylandırdı.TÜRKİYE’NİN EN DOĞAL SİVİL DİPLOMASİ ELÇİLERİDiplomasinin sınır ötesi etkilerinin tartışıldığı bölümde Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus programın en stratejik konularından biri olan “Diaspora Ağları ve Kültürel Diplomasi” üzerine konuştu. Turus diasporadaki vatandaşların Türkiye'nin en doğal sivil diplomasi elçileri olduğunu belirterek bu ağların anavatan ile küresel bağları canlı tutmadaki hayati işlevini anlattı. T.C. Vaşington Büyükelçiliği Sosyal ve Din Hizmetleri Müşaviri Doç. Dr. Fatih Kanca “Türkiye Yüzyılı Perspektifinde ABD’de Sivil Diplomasi: Din Hizmetleri Diaspora ve Kültürel Etkileşim” başlıklı sunumuyla Amerika kıtasındaki kurumsal yapılanmaların kıtalararası etkilerine ışık tuttu. Almanya STK Temsilcisi Dr. Selman Dilek de “Dijital Homojenleşme Çağında Kültürlerarası İletişim” temasıyla Avrupa'daki sivil toplumun dijitalleşme karşısında kendi özgün kültürünü koruyarak kurduğu diyalog mekanizmalarını katılımcılarla paylaştı.YEREL TECRÜBELERDEN KÜRESEL DİPLOMASİ MASASINAKarar alma süreçlerinin dış politikaya yansımaları geniş bir perspektifle ele alınırken Afrika ve Orta Doğu Vakfı'ndan Dr. Mehmet Köse “Karar Mekanizmalarının Çeşitlenmesinin Dış Politikaya Etkisi” başlıklı sunumunda sivil aktörlerin politika yapıcılara sunduğu çok boyutlu katkıyı değerlendirdi. Sahadaki pratiklerin teoriyle birleştiği noktada Anadolu Federasyonu Dış İlişkiler Sorumlusu Mehmet Ali Eminoğlu “STK’ların Yerel ve Uluslararası Faaliyetlerinin Sivil Diplomasiye Etkileri” oturumunda yerel tecrübelerin küresel diplomasi masasına nasıl taşındığını aktardı. Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı'ndan Oktay Çetin ise “Sivil Diplomaside Ahlak Eğitiminin Önemi ve Vakıfların Rolü” sunumuyla meseleye köklü bir manevi çerçeve kazandırdı. Çetin şefkat ve merhamet eksenli vakıf geleneğinin diplomatik temaslardan çok daha kalıcı izler bıraktığını ifade etti.SİNEMA VE EDEBİYATIN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜBuluşmaların kültür ve sanat eksenindeki oturumlarında usta yönetmen Derviş Zaim ile yazar Peren Birsaygılı Mut söz aldı. Buluşma kapsamında Flaşbellek isimli filmi seyirciyle buluşan Derviş Zaim sinemanın sınırları ortadan kaldıran evrensel dili üzerinden toplumların birbirini anlama süreçlerine sunduğu güçlü katkıyı kendi filminden yola çıkarak sinematografik örneklerle anlattı. Peren Birsaygılı Mut da edebiyatın ve yazılı kültürün toplumların ortak hafızasını inşa etmedeki birleştirici gücüne dikkat çekti.STK’LARIN KRİTİK ROLÜBuluşmalarda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de katılımcılara hitap etti. Necmeddin Bilal Erdoğan sivil toplum kuruluşlarının genç nesillerin ihyasındaki ve medeniyet inşasındaki kritik rolüne dikkat çekerek Türkiye'nin küresel vizyonunda gönüllü teşekküllerin taşıyıcı kolon vazifesi gördüğünü ifade etti. Fatma Şahin ise yerel yönetimler ile sivil toplum dayanışmasının kriz anlarında nasıl hayat kurtarıcı bir pratiğe dönüştüğünü “Dirençli Şehir Gaziantep” sunumundan örneklerle anlattı. Şahin özellikle afet yönetiminde sivil inisiyatiflerin kamu ile entegre çalışmasının sivil diplomasiye büyük bir ivme kazandırdığını vurguladı.GELECEĞİN DİPLOMASİ VİZYONUBeş gün boyunca küresel sistemdeki çöküş, insani krizler, bölgesel çatışmalar, görünmez diplomasi ve diaspora ağları gibi hayati konuların çok boyutlu bir biçimde ele alındığı buluşma, değerlendirme toplantısı ile sona erdi. Türkiye'nin uluslararası arenadaki insani duruşunu tahkim eden ve geleceğin diplomasi vizyonuna ışık tutan 20. Anadolu Buluşmaları sivil toplumun barış ve güven üretmedeki yapıcı rolüne dikkat çekerek tamamlandı.
Haberi Oku
Necmeddin Bilal Erdoğan: "Bölgesel İstikrar İçin Kaçınılmaz Bir Araç"

Necmeddin Bilal Erdoğan: "Bölgesel İstikrar İçin Kaçınılmaz Bir Araç"

16 Ağustos 2026
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 20. Anadolu Buluşmaları'nda sivil toplumun güçlendirilmesi ve bölgesel barış için bilim diplomasisinin önemine dikkat çekti.Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi üst başlığıyla gerçekleştirilen 20. Anadolu Buluşmaları programında değerlendirmelerde bulunan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, değişen dünya düzeninde Türkiye'nin alacağı inisiyatifleri anlattı. Küresel medeniyet nöbetinin el değiştirdiği bir dönemden geçildiğini belirten Erdoğan, siyasetin ötesinde sivil toplum kuruluşlarının ve üniversitelerin üreteceği uzun soluklu stratejilerin ülkenin geleceğinde belirleyici bir rol oynayacağını ifade etti.SİVİL TOPLUM UZMANLIĞINI İSPATLAYACAĞIZSivil toplumun son yıllardaki gelişimine değinen Erdoğan, siyasetin açtığı yollarda sivil yapıların daha organize çalışması gerektiğini vurguladı. Karar alma süreçlerinde sivil inisiyatiflerin ağırlığının artmasını hedeflediklerini dile getiren Erdoğan, "Mecliste herhangi bir konuda bir kanun çalışması olduğu zaman, o konuda uzmanlaşmış sivil topluma sorulmadan, fikir ve görüşleri alınmadan adım atılmasını zorlaştıracak düzeyde sivil toplumumuzun uzmanlığını topluma ispat edeceğiz" ifadelerini kullandı.TOPLUM İLE ÜNİVERSİTELER ARASINDA KALICI İTTİFAKLAR KURALIMKonuşmasının odak noktasına 'bilim diplomasisi' kavramını yerleştiren Erdoğan, bölgesel istikrarın sağlanmasında akademinin üstleneceği vizyona işaret etti. Dünyadaki medeniyet krizlerine ve Batı'nın içine düştüğü siyasi tıkanıklıklara dikkat çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İhtiyacımız olan bilim diplomasisiyle başarmayı hedeflediğimiz asıl gaye, toplumlar ve üniversiteler arasında dünyadaki siyasi gelişmelerden bağımsız kalıcı ittifaklar oluşturmaktır."ÜMMET FİKRİ ÜTOPYA DEĞİLDİRErdoğan, ümmet bilincinin inşasında eğitim kurumlarının ve gençlik buluşmalarının kritik bir eşik olduğunu dile getirdi. Üniversitelerin uluslararası akademik iş birliklerini artırması gerektiğini aktaran Erdoğan, "Ümmet fikrinin ulaşılmaz bir ütopya olmaktan çıkıp pratiğe dönüşmesini sağlayacak mekanizmalar oluşturmalıyız. Bilim diplomasisi de bunu sağlayacak en önemli araçlardan biri olacak" diyerek sözlerini tamamladı.
Haberi Oku
Mehmet Ali Eminoğlu: "Mefkuresi Olmayanın Söyleyecek Sözü Olmaz"

Mehmet Ali Eminoğlu: "Mefkuresi Olmayanın Söyleyecek Sözü Olmaz"

14 Ağustos 2026
Anadolu Federasyonu Dış İlişkiler Sorumlusu Mehmet Ali Eminoğlu, 20. Anadolu Buluşmaları'nda sivil toplum kuruluşlarının küresel barış ve diplomasideki kilit rolünü anlattı.20. Anadolu Buluşmaları, sivil toplum kuruluşlarının yerel ve uluslararası düzeydeki faaliyetlerini tüm yönleriyle ele almaya devam ediyor. Buluşmaların son gününde kürsüye gelen Anadolu Federasyonu Dış İlişkiler Sorumlusu Mehmet Ali Eminoğlu, "STK’ların Yerel ve Uluslararası Faaliyetlerinin Sivil Diplomasiye Etkileri" başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Eminoğlu, devletler arası klasik diplomasi yöntemlerinin yerini artık vicdani duruş ve sivil inisiyatiflerin aldığına dikkat çekti.DEĞER VARSA DİPLOMASİ VARDIRDiplomaside temel unsurun kültürel ve ahlaki değerler üretmek olduğunu vurgulayan Eminoğlu, iddiası bulunmayan yapıların uluslararası alanda etki gösteremeyeceğini ifade etti. Kendi medeniyet değerlerini evrensel ölçekte sunabilmenin önemine değinen Eminoğlu,"Mefkuresi olmayanın söyleyecek sözü olmaz. Eğer bir alanda diplomasi yürütecekseniz önce söyleyecek ilk bir sözünüzün olması lazım. Bir milleti tutan o milletin ahlaki değerleri, dini anlayışı, felsefi altyapısı, düşünme biçimi, üretme biçimi, tüketim kültürü... Bütün bunlarda bir iddiası varsa, ortaya koymuş olduğu bir değer varsa işte bunun diplomasisini yapabilir” dedi.İNSAN MERKEZLİ İLETİŞİMKapalı kapılar ardında yürütülen devletler arası ilişkilerin geride kaldığını savunan Eminoğlu, toplumlar arası iletişimin tek yönlü bir tahakküm aracı olmaktan çıkarılması gerektiğini belirtti. Eminoğlu, hegemonyaya karşı insan merkezli bir iletişim dilini tercih ettiklerini belirterek "Sınırları aşan bir vicdani duruşumuz var ve bu vicdani duruşumuzu dünyanın her tarafına ulaştırmak, kendi değerlerimizi yaygınlaştırmakla ilgili bir çalışmamız var. Öngörülebilir, açık, şeffaf ve her iki tarafın kazanmasını öngören, her iki tarafı mutlu edecek bir sürecin işletilmesi gerekiyor”  ifadelerini kullandı. İDDİASI OLAN BİR MİLLET YÜZ YILLIK HESAP YAPABİLİRBaşarılı bir dış politikanın temelinde savaşmadan kazanmanın yattığını anlatan Eminoğlu, en büyük zaferlerin silahla kazanılmayacağını, ancak zihinleri ve kalpleri fethederek başarıya ulaşılacağını vurguladı. Osmanlı'daki vakıf sistemi ve ahilik teşkilatları gibi köklü kurumların tarihteki en güçlü sivil diplomasi örneklerini oluşturduğunu hatırlatan Eminoğlu, Türkiye Yüzyılı vizyonuna da değindi. Eminoğlu sunumunu şu sözlerle noktaladı: "Türkiye yüzyılı dediğimiz şey bir milletin topyekûn iddiasıdır. İddiası olan bir millet ancak yüz yıllık bir hesap yapabilir."
Haberi Oku
Peren Birsaygılı Mut Kültürel Diplomaside Edebiyatın Gücünü Anlattı

Peren Birsaygılı Mut Kültürel Diplomaside Edebiyatın Gücünü Anlattı

14 Ağustos 2026
Yazar Peren Birsaygılı Mut, 20. Anadolu Buluşmaları'nda “Kültürel Diplomasi ve Edebiyat” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Mut, edebiyatın toplumlar arası sarsılmaz bağlar kurmadaki tarihi rolüne dikkat çekti.Anadolu Federasyonu tarafından Ankara Kızılcahamam'da gerçekleştirilen 20. Anadolu Buluşmaları kapsamında sahneye çıkan usta yazar ve belgeselci Peren Birsaygılı Mut, edebiyatın diplomatik ilişkilerdeki dönüştürücü etkisini tarihi örnekler eşliğinde katılımcılarla paylaştı. Gönül coğrafyamızdaki haklar ile yeniden güçlü köprüler kurabilmenin en temel yolunun ortak edebi hafızadan geçtiğini vurgulayan yazar, bilhassa gençler arasında bu bilincin aşılanmasının hayati bir öneme sahip olduğunu ifade etti.YARDIM KOLİLERİN YANINA KİTAPLAR EKLEYELİMEdebiyatın haysiyet mücadelesindeki yerine değinen Peren Birsaygılı Mut, "Bize ‘edebiyat yapmayın’ derlerdi. Biz halkımızın haysiyetini savunmak için evet edebiyat yaptık" sözleriyle sanatın ve kelimelerin sadece estetik bir araçtan ibaret kalmadığını, aynı zamanda özgürlük ve onur direnişinin en büyük silahına dönüştüğünü aktardı. Şam'daki kitap fuarında Türk edebiyatına gösterilen yoğun ilginin de bu ortak kader hissiyatının bir yansıması olduğunu belirtti. Ayrıca "Yardım kolisi götürdüğümüz her eve bir roman, bir şiir, bir öykü kitabı götürdüğümüz zaman o bağlarımız muhakkak ki çok daha fazla güçlenecek" ifadelerini kullanarak kültürel bağların insani yardımlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.KÜLTÜREL DİPLOMASİ EDEBİYATLA YAYILIYORKültürel diplomasinin modern araçlardan çok daha önce edebiyat vasıtasıyla İslam coğrafyasına yayıldığını hatırlatan Mut, İbn-i Battuta ve Evliya Çelebi gibi isimlerin bu köprünün ilk mimarları olduğunu dile getirdi. Yakın tarihten verdiği örnekte ise Mehmet Akif Ersoy'un Sebilürreşad dergisinin üstlendiği role dikkat çekti. "Mısır'ı Hindistan'la Kudüs'ü Bağdat'la Şam'ı Gaziantep'le eşit gören ufkun aslında bize çok güzel bir yansıması oluyor” ifadelerini kullanan yazar, kısıtlı imkânlara rağmen bir derginin tüm İslâm dünyasında nasıl büyük bir uyanışa vesile olabileceğini katılımcılara anlattı.EDEBİYAT YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZTürkiye'nin insani yardım alanındaki küresel başarısının edebiyat ve kültür ihracıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizen yazar, bölgesel huzurun kalıcı tesisi için edebi seferberliğin şart olduğunu kaydetti. Mut, sivil toplum kuruluşlarına ve gençlere bu yönde kültürel bir vizyon çizdi. Konuşmasının son bölümünde Batı'nın ve özellikle Siyonist hareketin edebiyatı kendi hedefleri doğrultusunda nasıl örgütlü bir güce dönüştürdüğüne vurgu yapan Mut, bu durumdan çıkarılması gereken dersler olduğunu hatırlattı. Anadolu coğrafyası ile Kudüs, Halep ve Şam gençliğinin aynı kitapları okuyarak ortak bir ufukta buluşması temennisinde bulunan yazar, sözlerini "Haysiyetimizi savunmak için edebiyat yapmaya devam edeceğiz" diyerek tamamladı.
Haberi Oku
Prof. Dr. Bekir Berat Özipek: Süngülerle Zafer Kazanabilirsiniz Ama Üstüne Oturamazsınız

Prof. Dr. Bekir Berat Özipek: Süngülerle Zafer Kazanabilirsiniz Ama Üstüne Oturamazsınız

14 Ağustos 2026
20. Anadolu Buluşmaları'nda konuşan Prof. Dr. Bekir Berat Özipek, küresel adaletsizliklere ve krizlere karşı yeni bir sivil iletişim dilinin gerekliliğini vurguladı.Anadolu Federasyonu tarafından düzenlenen 20. Anadolu Buluşmaları, Türkiye'nin önde gelen siyaset bilimcilerinden İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Berat Özipek'i ağırladı. "Küresel Sivil İletişim ve Sınır Aşan Bir Konuşmanın İmkânları" başlıklı bir sunum yapan Özipek, modern dünyadaki adaletsizliklerin ve devam eden çatışmaların gölgesinde sivil toplumun üstlenmesi gereken hayati rolleri derinlemesine analiz etti. Akademisyen, uluslararası sistemin çöken meşruiyetine karşı insanlığın ortak vicdanına seslenen küresel bir uyanış çağrısında bulundu.SİVİL VİCDANIN YENİ DÖNEMİKonuşmasına James Baldwin'in “I’m Not Your Negro” aslı belgeseline atıf yaparak başlayan Özipek, küresel sistemin ötekileştirdiği halkların yaşadığı trajediye dikkat çekti. Filistin ve benzeri çatışma bölgelerindeki insan kayıplarına Batı'nın çifte standartla yaklaştığını belirten Özipek, yaşanan bu adaletsizliği "Biz onların kızılderilileriydik, o kızılderililer bizdik" sözleriyle ifade etti. Uluslararası hukukun egemen güçler tarafından ihlal edilmesinin, sistemin gücünü yansıttığı kadar aynı zamanda rızanın çözülüşünü de gösterdiğini vurgulayan Özipek, "Süngülerle zafer kazanabilirsiniz ama süngülerin üstüne oturamazsınız" diyerek hegemonyanın kalıcı olamayacağına işaret etti.EŞİT, HİYERARŞİSİZ VE MERKEZSİZ BİR KONUŞMAÇözümün ulus devlet sınırlarını aşan, eşit, hiyerarşisiz ve merkezsiz bir konuşma ortamı yaratmaktan geçtiğini savunan Özipek, sivil toplum kuruluşlarının bu noktadaki rolüne değindi. Sivil yapıların dünyanın farklı bölgelerinde yürüttüğü çalışmaların bu diyalog atmosferini inşa etmede büyük bir fırsat sunduğunu hatırlattı. Özipek, hesapsız ve hak temelli bir küresel hareketin her inançtan insanın ortak vicdanıyla başarılabileceğinin altını çizdi. Konuşmasının sonunda Filibeli Ahmed Hilmi'nin Amak-ı Hayal adlı eserden bir rüya metaforuyla örnek veren Özipek, iyilik ve kötülük arasındaki savaşta asıl zaferin savaşı yok eden aşk ile geleceğini anlattı. Doğru muhteva ile söylenecek ortak bir sözün insanlığı aydınlatacağını belirten Özipek'in konuşması katılımcılardan büyük ilgi gördü.
Haberi Oku
Prof. Dr. Muhittin Ataman: "Artık Bir İnsanlık Cephesi Var"

Prof. Dr. Muhittin Ataman: "Artık Bir İnsanlık Cephesi Var"

13 Ağustos 2026
Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Muhittin Ataman, 20. Anadolu Buluşmaları'nda yaptığı konuşmada küresel sistemdeki kaosa ve sivil toplum kuruluşlarının artan rolüne dikkat çekti.Ankara'nın Kızılcahamam’da düzenlenen 20. Anadolu Buluşmaları programında kürsüye çıkan Prof. Dr. Muhittin Ataman, "Küresel Sistemdeki Kriz: STK'ların Artan Etkisi" başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Günümüz dünyasını kuralsızlıkların ve belirsizliklerin hakim olduğu bir geçiş süreci olarak tanımlayan Ataman, uluslararası sistemde artan ekonomik eşitsizliklere, teknolojik tehditlere ve toplum yapısını hedef alan akımlara karşı sivil toplum kuruluşlarının üstlenmesi gereken hayati rolleri anlattı.FİLİSTİN KÜRESEL AKTÖRLER İÇİN BÜYÜK BİR TESTAtaman, dünyadaki mevcut durumu değerlendirirken kural temelli bir uluslararası düzenin kalmadığını ifade etti. Küresel rekabetin boyutlarına ve hegemonik güçlerin zayıflamasına değinen tecrübeli akademisyen, güçlü olanın kuralları belirlediği bir döneme girildiğini vurguladı. Ataman bu durumu, "Sistem yok, kural yok, amiyane tabirle orman kanunlarının geçerli olduğu bir geçiş sürecinden geçiyoruz" sözleriyle özetledi. Özellikle Filistin'de yaşananların küresel aktörler için büyük bir test olduğunu belirten Ataman, egemen güçlerin kendi menfaatleri tehlikeye girdiğinde uluslararası hukuku tamamen hiçe saydığını dile getirdi.AVRUPA’YI BESLEYEN AFRİKA’DIREkonomik eşitsizliklerin ve sömürgeciliğin günümüzdeki yansımalarına da değinen Prof. Dr. Ataman, Afrika'nın kaynaklarının Batılı devletler tarafından sömürüldüğünü anlattı. Nijer ve Fransa üzerinden çarpıcı bir örnek veren Ataman, "Bize hep şunu söylüyorlar, sanki Avrupa Afrika'yı beslemeye çalışıyor ama kesinlikle hakikat olan resim bunun tam tersidir. Yüzyıllardır Avrupa'yı besleyen Afrika'dır" ifadelerini kullandı. Bölge halklarının artık yaşanan adaletsizliklerin farkına vardığını ve sömürüye karşı bilinçlendiğini sözlerine ekledi.İNSAN FITRATINI HEDEF ALAN TEHDİTLERDevletlerin baş etmekte zorlandığı yeni nesil krizlerde sivil toplum kuruluşlarının doldurduğu boşluğa dikkat çeken Ataman, STK'ların en önemli işlevinin dünyadaki gerçek sorunlar için gündem belirlemek olduğunu aktardı. Dijitalleşme, yapay zeka tekellerinin oluşturduğu tekno feodalizm ve cinsiyetsizleştirme gibi insan fıtratını hedef alan tehditlere karşı STK'ların öncü bir mücadele vermesi gerektiğini savunan Ataman, sözlerini şöyle tamamladı: "Artık mesela bir Türkiye cephesi yok, bana göre bir İslâm cephesi bile yok, artık bir insanlık cephesi var. Çünkü bugün itibarıyla insanlığın bir bütün olarak karşı karşıya kaldığı çok ciddi büyük sorunlar var. İyi niyetli olan bütün insanların, insanlık cephesinin birer temsilcisi olarak ortaya çıkmaları, elini taşın altına koymaları gerekiyor.”
Haberi Oku

KÜÇÜK BİR ADIMLA BÜYÜK DEĞİŞİMLER BAŞLATABİLİRSİNİZ

Eğitimden gıdaya, sağlıktan sosyal dayanışmaya kadar uzanan projelerimize dahil olarak bir insanın hayatına ışık tutabilir, geleceğe dair umutları hep birlikte yeşertebiliriz.

 

Siz de iyiliğin bir parçası olun!

Hızlı Bağış
Proje Seçiniz
₺1.000
₺2.000
₺3.000

ETKİNLİKLER

PtSaÇaPeCuCtPz
272829303112
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31123456

İŞTİRAKLERİMİZ

KURULUŞLARIMIZ

İŞ BİRLİKLERİMİZ

Abone Ol
Bülbülzade Vakfı tarafından yayınlanan en son güncellemelerden haberdar olmak için mail listemize abone olabilirsiniz.
Logo

Gaziantep’in köklü tarihinden ilham alan Bülbülzade Vakfı, geçmişin kültürel mirasını geleceğe taşıma vizyonuyla hareket etmektedir. Toplumsal gelişimi odağına alan vakfımız, eğitim ve kültür sahalarında yürüttüğü nitelikli projelerle modern Türkiye’nin inşasına katkı sunmayı kararlılıkla sürdürmektedir.

MERKEZ

Güneykent Mah, 230 Nolu Cd, No: 10/1, Şahinbey/Gaziantep
+90 342 360 50 50[email protected]

YARDIM BİRİMİ

Karagöz Cad. Mazıcı Çıkmazı No: 10 Şahinbey/Gaziantep
+90 342 231 46 94
Logo

Vakfımızın başvurusu sonucunda, 17 Ocak 2024 tarihli ve 8097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, 4962 sayılı Kanunun 20. Maddesi gereğince vakfımıza “vergi muafiyeti” tanınmıştır. Adı geçen 4962 sayılı Kanun, Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğ ve ilgili diğer yasalarla vakfımıza tanınan hakların bir kısmına aşağıda yer verilmiştir.

Copyright 2024 Tüm hakları saklıdır.Nowismedia
Kişisel veriler3