Logo

FAALİYETLERİMİZ

Bülbülzade Vakfı Tanıtım Filmi

Bülbülzade Vakfı, "Neslin ıslahı, arzın imarı" prensibiyle hareket eden ve kamu yararına çalışan bir sivil toplum kuruluşudur.

PROJELERİMİZ

RAKAMLARLA BÜLBÜLZADE VAKFI

1994 yılından beri ulusal ve uluslararası çapta faaliyet gösteren kurumumuz, "nitelikli insan", "etkili söz", "kalıcı eser" ve "sürdürülebilir çevre" misyonu ile çalışmalarına devam etmektedir. 

Nitelikli İnsan

 

Köklü bir kültür mirasından ilham alarak zamana ve mekana uyum sağlayabilen bir anlayışla hareket eden vakfımız, bilinçli, dayanıklı ve kabiliyetli insanlar yetiştirme hedefiyle insan kalitesini artırmaya ve nitelikli bireylerin sayısını çoğaltmaya yönelik faaliyetler yürütmektedir. Bu süreçte, eğitimden sanata, sosyal yardımdan bilimsel araştırmalara kadar geniş bir perspektifte insana dokunan projeler geliştirilmektedir.

Etkili Fikir

Etkili fikirlerimiz ve güçlü sözlerimizle insanlığa umut aşılamak, zor zamanlarda dahi olumlu değişimin mümkün olduğunu kanıtlamak, vakfımızın önemli bir misyonu olarak öne çıkmaktadır. Toplumsal dayanışmayı güçlendiren, eğitimden sağlığa, kültürden sanata birçok alanda insana dokunan projelerle, herkesin bir araya gelerek daha iyi bir gelecek oluşturabileceğine inanıyoruz.

Kalıcı Eser

Bülbülzade Vakfı'nın temelinde yatan "iyi insan ve etkili fikir" anlayışı, kalıcı eserler bırakarak topluma ve insanlığa hizmet etme arzusuyla birleşmektedir. Vakıf, kültürden sanata, eğitimden insani yardıma kadar geniş bir alanda faaliyetlerini sürdürürken her bir projede kaliteyi ve sürekliliği ön planda tutmayı hedeflemektedir. Her faaliyet alanında nitelikli eserler ortaya koymak, vakfın misyonunun temel taşlarından birini oluşturmakta ve toplumda sürdürülebilir gelişimin temellerini atmaktadır.

Sürdürülebilir Çevre

Vakfımız, içinde bulunduğumuz dünyayı koruma misyonuyla sürdürülebilir bir çevre oluşturmak için çalışmalar yürütmektedir. Bu doğrultuda, yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yaparak ve çevre bilincini artırarak gelecek nesiller için daha yeşil bir dünya bırakma hedefindeyiz.

Faaliyet Raporları

Bülbülzade Eğitim Sağlık ve Dayanışma Vakfı, geniş bir yelpazede faaliyet göstererek kültür, sanat, insani yardım, gençlik ve spor gibi alanlarda önemli katkılar sağlamaktadır.

Her dönemin başında belirlenen hedefler doğrultusunda projeler geliştirilirken, dönem sonunda bu faaliyetlerin detaylı bir şekilde raporlanması, vakfın şeffaflığını ve topluma olan sorumluluğunu ortaya koymaktadır.

Vergi muafiyeti statüsüne sahip olan kurumumuz, mali disiplin ve şeffaflık ilkelerini ön planda tutarak, sürdürülebilir bir gelecek için bilinçli ve kolektif adımlar atmaya odaklanmıştır.

Bu çabalar, toplumun her kesiminden bireylerin desteğini ve katılımını teşvik ederek, daha iyi bir dünya vizyonuna katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

FAALİYET RAPORLARI
ÜLKE
0
ÜLKE
PROJE
0
PROJE
YARDIM
0
YARDIM
GÖNÜLLÜ ÇALIŞAN
0
GÖNÜLLÜ ÇALIŞAN

ÖYKÜLER

HABERLER

Kurumumuza ait tüm haberleri buradan takip edebilirsiniz.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam 20. Anadolu Buluşmaları'nda Konuştu: "Kalıcı Olan Sivil Toplumdur"

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam 20. Anadolu Buluşmaları'nda Konuştu: "Kalıcı Olan Sivil Toplumdur"

12 Ağustos 2026
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Ankara Kızılcahamam'da düzenlenen 20. Anadolu Buluşmaları'nda sivil toplum kuruluşlarının kalıcılığına dikkat çekerek kamu diplomasisindeki stratejik vizyonu anlattı.Anadolu Federasyonu tarafından organize edilen ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren 20. Anadolu Buluşmaları, Ankara Kızılcahamam'da tüm hızıyla devam ediyor. Programın en dikkat çeken oturumlarından birinde "Türkiye Yüzyılında Kültür ve Kamu Diplomasisi" başlıklı bir konuşma gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, vakıf medeniyetinin günümüz dünyasındaki yansımalarını detaylıca ele aldı. Sivil toplum örgütlerinin sadece bir yardım faaliyeti alanı olmaktan çıkarak çok daha stratejik bir diplomasi unsuru haline gelmesi gerektiğini belirten Çam, kurumların gelecekteki misyonlarına dair katılımcılara derinlikli bir perspektif sundu.RESMİ MAKAMLAR DEĞİŞKENDİRBakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, devletlerin ve iktidarların gücünün sivil toplum hareketlerinin başarısıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Resmi makamların zamanla değişebileceğini hatırlatan Çam, kurumların asıl temelini oluşturan ve kültürü nesilden nesile aktaran yapıların sivil toplum kuruluşları olduğunu ifade etti. Çam konuşmasında bu durumu şu sözlerle dile getirdi: "Hükümetler, hükümet yetkilileri, resmi kurumlar her zaman değişim dönüşüm içinde olabilir. Tabii ki STK'lar da değişecek, dönüşecek ama kalıcı olanlar sivil toplumu örgütleridir, vakıflardır, derneklerdir." Devletin gücünü muhafaza etmesi sürecinde sivil hareketlere büyük görevler düştüğünü anlatan Çam, "Muktedir devlet olabilmek için de muktedir STK'larınızın olması lazım" diyerek sivil toplumun kurumsal kapasitesini artırmasının taşıdığı öneme işaret etti.EN ÖNEMLİ GÜCÜMÜZ SAMİMİYETDünyadaki yeni düzeni, ardı ardına yaşanan krizleri ve Türkiye'nin bu krizler karşısındaki duruşunu değerlendiren Çam, uluslararası yardımların yeni nesil diplomatik ilişkilerdeki yerini katılımcılarla paylaştı. Türkiye'nin merhamet ve adalet eksenli yaklaşımına dikkat çeken Çam, ülkenin en büyük avantajını şu ifadelerle özetledi: "Türkiye'nin en önemli gücü samimiyeti. Biz samimiyetle elimizdeki avucumuzdakini paylaşmaya kalktığımız zaman, o bereket kavramına da inandığımız zaman bizi kimse tutamaz Allah'ın izniyle."GEÇMİŞİN TARTIŞMALARINA SON VERELİMBülbülzade Vakfı ve Anadolu Federasyonu Başkanı Turgay Aldemir'in ufuk açıcı konuşmalarından da büyük ölçüde istifade ettiğini aktaran Çam, federasyon bünyesinde yapılan spesifik ve ihtisas gerektiren çalışmaları takdirle takip ettiklerini belirtti. Geçmişin kısır tartışmalarına takılıp kalmadan geleceğin hızlıca inşa edilmesi gerektiğini söyleyen Çam, sivil toplum örgütlerinden çok daha yenilikçi adımlar atmalarını beklediklerini dile getirdi. Teknolojinin ve yapay zekanın yönlendirdiği günümüz dünyasında, klasik yöntemlerin ötesine geçilerek daha derinlikli, inovatif ve odaklanmış çalışmalara ihtiyaç duyulduğunun altı bir kez daha çizildi.
Haberi Oku
Turgay Aldemir: Küresel Krizlerin Çözümünde Sivil Diplomasi Hayati Bir Rol Üstleniyor 

Turgay Aldemir: Küresel Krizlerin Çözümünde Sivil Diplomasi Hayati Bir Rol Üstleniyor 

12 Ağustos 2026
Bülbülzade Vakfı ve Anadolu Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, 20. Anadolu Buluşmaları'nda mevcut küresel düzendeki tıkanıklıklara karşı sivil diplomasinin inşa edici gücünü vurguladı.Anadolu Federasyonu tarafından organize edilen 20. Anadolu Buluşmaları, "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" başlıklı önemli bir oturumla başladı. Oturumda katılımcılara hitap eden Anadolu Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, modern uluslararası sistemin krizleri çözmekte yetersiz kaldığına işaret ederek sivil toplumun bu süreçteki tamamlayıcı rolünü anlattı. Küresel ölçekte yaşanan çatışmaların, adaletsizliklerin ve insani krizlerin birbirini tetiklediğini belirten Aldemir, devletlerin tek başına üstesinden gelemeyeceği meselelerde sivil inisiyatiflerin devreye girmesinin zorunlu bir ihtiyaç olduğunu dile getirdi.ÇÖZÜM YOLLARI DA ÇEŞİTLENMELİDünyanın hızla değiştiğini ve sorunların da bu değişime paralel olarak karmaşıklaştığını ifade eden Aldemir, uluslararası sistemin öngörülebilir yapısını kaybettiğini vurguladı. Özellikle Ukrayna-Rusya savaşı ve İsrail'in yol açtığı yıkımların küresel çapta bir enerji ve gıda krizini tetiklediğini hatırlatan Aldemir, bu çoklu kriz ortamında çözüm yollarının da çeşitlenmesi gerektiğini söyledi. Kamu, üniversiteler, düşünce kuruluşları ve gönüllü hareketlerin uluslararası etkileşimin merkezine yerleştiğini belirten Aldemir, sözlerine şöyle devam etti: "Karşı karşıya kaldığımız bu çoklu krizler, devletlerin tek başına çözüm üretebileceği alanları maalesef giderek daraltmış durumda. Önümüzde duran bu tablo, uluslararası meselelerin ancak farklı aktörlerin ortak katkısıyla yönetilebileceğini hepimizin dimağına sunuyor."İLK ŞARTIMIZ ŞEFFAFLIKSivil diplomasinin toplumlar arasında yeniden güven inşa etmeyi ve ortak değerler etrafında kalıcı ilişkiler kurmayı hedeflediğini aktaran Aldemir, Türkiye'nin bu alandaki tarihi birikimine dikkat çekti. Vakıf kültürünün ve insani yardım tecrübesinin Türkiye'nin uluslararası arenadaki en büyük sosyal sermayelerinden biri olduğunu hatırlattı. Bu potansiyelin doğru yönetilmesi adına sivil yapıların taşıması gereken temel prensiplere değinen Aldemir, kurumların uyması gereken asgari şartları şu sözlerle özetledi: "Sivil diplomasi alanında meşru ve kalıcı bir aktör olmak istiyorsak, ilk şartımız şeffaflıktır. İkinci şart yetkinlik, üçüncü şart devletin yerine geçmediğimizi bilerek hareket ettiğimiz tevazu, dördüncü ve en son şart ise ne dediğimizi, nasıl konuştuğumuzu belirleyen tutarlılıktır."FİKİR İNSANLARINA BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR Türkiye Yüzyılı vizyonunun uluslararası bir karşılık bulabilmesi için güçlü bir düşünsel zemine ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Aldemir, fikir insanlarına, üniversitelere ve uluslararası öğrenci hareketliliklerine büyük görevler düştüğünü belirtti. Demokratik sistemlerdeki yönetim sürelerinin kısa oluşunun kalıcı devlet politikalarının sürdürülebilirliğini zorlaştırdığına değinen Aldemir, kurumsal hafızayı ve stratejik sürekliliği sağlayan unsurun güçlü sivil yapılar olduğunu aktardı.DÜNYANIN BİRİKİMİNE KATKI SUNMALIYIZToplumlar arasında köprüler kurmanın ve ortak aklı büyütmenin önemine değinen Aldemir, konuşmasını dışa dönük ve kucaklayıcı bir çağrıyla sonlandırdı: "Artık kendi kendimizle konuşmayı ve kendi mahallemizden dünyayı yorumlamayı bırakmalıyız. Dünyaya açılmalı, dünyayı dinlemeli, dünyanın birikimine katkı sunmalıyız. Hakikatin zedelendiği toplumların uçurumun iki yakasına savrulduğu bir dönemde yol bulabilmek, o uçurumun iki tarafına köprüler kurmamıza bağlıdır."
Haberi Oku
Sivil Toplum Eğitim Müfredatları Lansmanı Yapıldı

Sivil Toplum Eğitim Müfredatları Lansmanı Yapıldı

12 Ağustos 2026
Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi temasıyla Ankara'da başlayan 20. Anadolu Buluşmaları kapsamında Sivil Toplum Eğitim Müfredatları tanıtıldı. Prof. Dr. Ahmet Yayla lansmanda insanın inşasını merkeze alan yeni eğitim felsefesini anlattı.Anadolu Federasyonu'nun gelenekselleşen toplantılarından biri olan Anadolu Buluşmaları’nın 20’incisi Ankara Eliz Otel'de geniş katılımlı programıyla sivil toplum temsilcilerini bir araya getiriyor. Bu yıl "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" ana teması etrafında şekillenen ve 10-14 Ağustos tarihleri arasında sürecek olan organizasyonun ilk adımı, Eliz Otel konferans salonunda gerçekleştirilen Sivil Toplum Eğitim Müfredatları Lansmanı ile atıldı. Lansman programında müfredatın hazırlanmasına öncülük eden Prof. Dr. Ahmet Yayla bir konuşma yaptı. Eğitim felsefelerini insanın inşasından medeniyetin inşasına bir yolculuk olarak tanımlayan Yayla, eğitimin sadece bilgi aktarmaktan ibaret olamayacağını vurguladı. İnsanı merkeze alan bir yaklaşımla hareket ettiklerini belirten Yayla, bireyin ekonomik veya akademik bir unsura indirgenemeyeceğini ifade etti.HAKİKATİ ARAYAN BİR NESİL YETİŞTİRELİMYayla, insanın çocukluktan yetişkinliğe uzanan süreçte bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Sorumluluk gibi temel kavramların küçük yaşlarda oyuncaklarını toplamakla başladığını ilerleyen yıllarda ise toplumsal meselelere karşı bilinçli bir tavır geliştirmeye dönüştüğünü anlattı. Eğitim müfredatlarının bu gelişim çizgisine ve fıtrata uygun olarak hazırlandığına dikkat çekti. Çocuklardaki fıtri merak duygusunun korunmasının önemine değinen Yayla, ezberci bir yaklaşım yerine soru soran ve hakikati arayan bir nesil yetiştirmeyi hedeflediklerini belirtti.ELEŞTİREL DÜŞÜNMENİN ÖNEMİErgenlik döneminde kimlik inşasına odaklandıklarını aktaran Yayla, gençlerin sosyal medyanın ve popüler kültürün akışına bırakılamayacağını dile getirdi. Gençlerin dünyayı anlamlandırması ve tahkik kültürüyle yetişmesi gerektiğinin altını çizen Yayla doğru bilginin kaynağını araştırmanın ve eleştirel düşünmenin önemini vurguladı. Eğitim dilinin ahlaklı olması gerektiğini söyleyen Yayla gençlerin insan onurunu ve adaleti gözeterek dünyayı okumaları gerektiğini kaydetti.EĞİTİM SADECE OKULLA SINIRLI DEĞİLEğitimin salt okullarla sınırlı kalamayacağını belirten Yayla sivil toplum kuruluşlarının değer aktarımı ve toplumsal dayanışma konularında kilit bir rol üstlendiğini söyledi. Anadolu Federasyonu olarak bu müfredatla sivil toplumun sistemli ve değer temelli bir eğitim faaliyeti yürütebileceğini kanıtlamayı amaçladıklarını kaydetti. Konuşmasının sonunda emeği geçenlere teşekkür eden Yayla, asıl meselenin insanın edindiği bilgilerle nasıl bir karaktere dönüştüğü sorusunda gizli olduğunu sözlerine ekledi. Lansman katılımcılardan gelen soruların yanıtlandığı bölümün ardından sona erdi.
Haberi Oku
20. Anadolu Buluşmaları "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" Temasıyla Başladı

20. Anadolu Buluşmaları "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" Temasıyla Başladı

11 Ağustos 2026
Anadolu Federasyonu tarafından organize edilen 20. Anadolu Buluşmaları, "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" temasıyla katılımcılarını ağırlamaya başladı.Bu yıl "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" ana teması etrafında, sivil toplumun küresel krizlerdeki rolünü ve geleceğe yönelik insani diplomasi vizyonunu eksene alan bu organizasyon, 10-14 Ağustos tarihleri arasında Türkiye'nin önde gelen akademisyenleri, bürokratları ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerini Ankara'da bir araya getiriyor. Sivil toplum alanındaki güncel gelişmelerin değerlendirildiği buluşma, Türkiye'nin geleceğine dair  de geniş bir vizyon ortaya koyuyor.SİVİL DİPLOMASI ASLİ AKTÖR HALİNE GELDİBuluşmaların ilk günü Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlarken program, İnönü Üniversitesi Rektörü Nusret Akpolat, Sırbistan Türkiye Mezunları Derneği (TÜMED) başkanı Nazım Liçina’nın selamlama konuşmalarıyla devam etti. Anadolu Federasyonu Başkanı Turgay Aldemir, buluşmaların ilk oturumunda “Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi” başlıklı bir konuşma yaptı. Güç dengelerinin değiştiği, savaşların ve göç hareketlerinin arttığı bir dönemde devletlerin tek başına çözüm üretebileceği alanların giderek daraldığını ifade eden Aldemir sivil toplum kuruluşlarının önemine değindi. Krizlerin iç içe geçerek dünyanın farklı coğrafyalarına hızla yayıldığını söyleyen Aldemir sivil diplomasinin uluslararası etkileşimin sürdürülmesinde asli bir diplomasi aktörü haline geldiğini aktardı.KAMU DİPLOMASİSİ HEPİMİZİN KONUSUİlk oturumun diğer konuşmacısı T.C. Turizm ve Kültür Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam idi. “Türkiye Yüzyılında Kamu ve Kültür Diplomasisi” başlığı altında konuşan Çam, kamu diplomasisinin sadece resmi kurumların çabalarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini, her bir bireyin ve sivil toplum kuruluşunun bu sürece dahil olmasının büyük bir önem taşıdığını ifade etti. Türkiye'nin tarihi derinliğinin ve coğrafi zenginliğinin en güçlü diplomatik araçlardan biri olduğuna dikkat çekilen konuşmada, kültürel etkileşimin ülkeler arası önyargıları ortadan kaldıran en etkili köprü olduğu belirtildi.Hafta boyunca sürecek oturumlarda küresel sistemdeki çöküş, büyük göç rekabeti, bölgesel çatışmalar, görünmez diplomasi, diaspora ağları, insani yardım ve barış inşası gibi konular alanında uzman isimler tarafından çok boyutlu olarak ele alınacak. Ayrıca 6. Çocuk Buluşmaları da eş zamanlı olarak gerçekleşiyor. Ana oturumlar dışında farklı salonlarda da Anadolu Federasyonu bünyesindeki birimlerin istişare toplantıları gerçekleştiriliyor.
Haberi Oku
Göç İdaresi Uyum ve İletişim Genel Müdürü Ahmet Dalkıran’dan Bülbülzade Vakfı’na Ziyaret

Göç İdaresi Uyum ve İletişim Genel Müdürü Ahmet Dalkıran’dan Bülbülzade Vakfı’na Ziyaret

8 Ağustos 2026
Göç İdaresi Uyum ve İletişim Genel Müdürü Ahmet Dalkıran Bülbülzade Vakfı'nı ziyaret ederek vakfın göç ve Suriye eksenindeki çalışmalarını yerinde inceledi. Toplantıda sivil diplomasi ve uyum süreçleri değerlendirildi.Bülbülzade Vakfı Suriye krizi ve göç yönetimi konusundaki çok boyutlu çalışmalarını anlatmak üzere Göç İdaresi Uyum ve İletişim Genel Müdürü Ahmet Dalkıran’ı ağırladı. Görüşmede Suriye krizinin başından bu yana yürütülen insani yardım faaliyetleri ve krizin ardından başlayan toplumsal iyileştirme hareketleri detaylı bir şekilde ele alındı. Türk ve Suriyeli kanaat önderlerini aynı masada buluşturan Ortak Gelecek Toplantıları'nın önemi vurgulanırken Gaziantep'in bu tarihi süreçte merkezi bir rol üstlendiği ifade edildi. İki toplum arasındaki bağların güçlendirilmesi ve sistematik ilişkilerin sürdürülmesi gerektiği aktarıldı.SİVİL DİPLOMASİ VE KÜLTÜREL YENİDEN İNŞAToplantının en önemli gündem maddelerinden birini Suriye'de hayata geçirilen ve planlanan eğitim ile kültür projeleri oluşturdu. Halep, Afrin, El Bab, Azez ve Cerablus'ta açılan Anadolu Kültür Merkezleri'nin (AKM) iki ülke arasında güçlü bir sivil diplomasi köprüsü kurduğu belirtildi. Halep'te sadece üç ay gibi kısa bir sürede restore edilerek binden fazla öğrenciye eğitim sunan Halep AKM faaliyetleri takdir topladı. Öte yandan Şam'da kurulması planlanan gençlik merkezi ile Suriye'de açılacak yayınevi ve radyo istasyonu projelerinin ruhsatlandırma süreçlerinde sona yaklaşıldığı bilgisi paylaşıldı. Bu bağlamda Göçmen Hizmetleri Merkezi'nin çalışmaları ve kitap tercümelerinin de aralıksız sürdüğü hatırlatıldı.GÖÇ BİR KRİZDEN ZİYADE BİR FIRSAT Göç olgusunun salt bir kriz olarak değerlendirilmemesi ve büyük bir fırsata dönüştürülmesi gerektiği toplantıda öne çıkan bir diğer konu oldu. Türkiye'de doğan yüz binlerce Suriyeli çocuğun artık kendini bu toplumun ayrılmaz bir parçası olarak hissettiği ve Suriyelilerin Türkiye'den mezar yeri alacak kadar derin bir aidiyet geliştirdiği ifade edildi. Diaspora bağlarının kuvvetlendirilmesi ve nitelikli muhataplık ilişkilerinin rakamların ötesine geçerek insani bir zeminde kurulması gerektiği üzerinde duruldu. Valiliklerin kanaat önderleriyle yürüttüğü,herkesin dinlendiği titiz diplomasi süreçlerinin bu uyuma büyük katkı sağladığı belirtildi.YÜZEYSELLİKTEN UZAK SİSTEMATİK ÇÖZÜMLERYeni dönemde göç ve uyum çalışmalarının vizyonunun yüzeysellikten kurtulması gerektiği vurgulandı. Şehirlerde yaşayan devasa nüfusun temel ihtiyaçlarının ötesine geçilmesi ve gıda kolisi dağıtımı gibi günübirlik yardımların yerine daha kalıcı, entegre sistemlerin inşa edilmesi gerektiği kaydedildi. Çağın getirdiği karmaşık sorunların modern ve sürdürülebilir sistemlerle çözülebileceği aktarılırken Türkiye'deki başarılı sistemin Suriye'nin yeniden inşasında da model olması gerektiği ifade edildi.
Haberi Oku
Hayata Dokun ve Kızılay'dan Toplumsal Değerler Eğitimi

Hayata Dokun ve Kızılay'dan Toplumsal Değerler Eğitimi

8 Ağustos 2026
Hayata Dokun Derneği ve Kızılay ortaklaşa düzenledikleri eğitim programında toplumsal değerler ile ahlak konularını detaylı olarak ele aldı.7 Ağustos 2026 Cuma günü gerçekleştirilen eğitim toplantısı, sivil toplum kuruluşlarının değerli işbirliğine güzel bir örnek oluşturdu. Programda, toplumsal dayanışmanın temelleri ve aile yapısının güçlendirilmesi yönünde oldukça faydalı bilgiler paylaşıldı. Etkinlikte ahlakı hayatımızda nasıl yaşamamız gerektiği ve davranış temelleri ayrıntılı olarak tartışıldı. Topluma karşı sergilenmesi gereken tutumlar ve aile değerleri üzerinde durulan toplantıda, iyi ile kötü davranışların ayrımı yapılarak katılımcılara rehberlik edildi. Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan teknolojinin bilinçli veya bilinçsiz kullanımı ile sosyal medyanın zararları da oturumun temel konu başlıkları arasında yer buldu.TOPLUMSAL DEĞERLER OYUNLA ÖĞRETİLDİEğitim ve öğretim sorumluluklarının altı çizilirken hem aile içinde hem de toplum genelinde yaşanan iletişim kopukluğu sorununa büyük dikkat çekildi. Uzmanlar tarafından aile ortamında saygı, sevgi, yardımlaşma ve ahlaki değerlerin korunmasının önemi vurgulandı. Program sadece teorik bilgilerle sınırlı kalmayıp çocukların aktif katılımıyla samimi anlara da sahne oldu. Çocuklarla kurulan sıcak sohbetin ardından, öğrenilen toplumsal değerler hakkında eğitici bir oyun oynandı.
Haberi Oku

KÜÇÜK BİR ADIMLA BÜYÜK DEĞİŞİMLER BAŞLATABİLİRSİNİZ

Eğitimden gıdaya, sağlıktan sosyal dayanışmaya kadar uzanan projelerimize dahil olarak bir insanın hayatına ışık tutabilir, geleceğe dair umutları hep birlikte yeşertebiliriz.

 

Siz de iyiliğin bir parçası olun!

Hızlı Bağış
Proje Seçiniz
₺1.000
₺2.000
₺3.000

ETKİNLİKLER

PtSaÇaPeCuCtPz
272829303112
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31123456

İŞTİRAKLERİMİZ

KURULUŞLARIMIZ

İŞ BİRLİKLERİMİZ

Abone Ol
Bülbülzade Vakfı tarafından yayınlanan en son güncellemelerden haberdar olmak için mail listemize abone olabilirsiniz.
Logo

Gaziantep’in köklü tarihinden ilham alan Bülbülzade Vakfı, geçmişin kültürel mirasını geleceğe taşıma vizyonuyla hareket etmektedir. Toplumsal gelişimi odağına alan vakfımız, eğitim ve kültür sahalarında yürüttüğü nitelikli projelerle modern Türkiye’nin inşasına katkı sunmayı kararlılıkla sürdürmektedir.

MERKEZ

Güneykent Mah, 230 Nolu Cd, No: 10/1, Şahinbey/Gaziantep
+90 342 360 50 50[email protected]

YARDIM BİRİMİ

Karagöz Cad. Mazıcı Çıkmazı No: 10 Şahinbey/Gaziantep
+90 342 231 46 94
Logo

Vakfımızın başvurusu sonucunda, 17 Ocak 2024 tarihli ve 8097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, 4962 sayılı Kanunun 20. Maddesi gereğince vakfımıza “vergi muafiyeti” tanınmıştır. Adı geçen 4962 sayılı Kanun, Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğ ve ilgili diğer yasalarla vakfımıza tanınan hakların bir kısmına aşağıda yer verilmiştir.

Copyright 2024 Tüm hakları saklıdır.Nowismedia
Kişisel veriler3