Logo

FAALİYETLERİMİZ

Bülbülzade Vakfı Tanıtım Filmi

Bülbülzade Vakfı, "Neslin ıslahı, arzın imarı" prensibiyle hareket eden ve kamu yararına çalışan bir sivil toplum kuruluşudur.

PROJELERİMİZ

RAKAMLARLA BÜLBÜLZADE VAKFI

1994 yılından beri ulusal ve uluslararası çapta faaliyet gösteren kurumumuz, "nitelikli insan", "etkili söz", "kalıcı eser" ve "sürdürülebilir çevre" misyonu ile çalışmalarına devam etmektedir. 

Nitelikli İnsan

 

Köklü bir kültür mirasından ilham alarak zamana ve mekana uyum sağlayabilen bir anlayışla hareket eden vakfımız, bilinçli, dayanıklı ve kabiliyetli insanlar yetiştirme hedefiyle insan kalitesini artırmaya ve nitelikli bireylerin sayısını çoğaltmaya yönelik faaliyetler yürütmektedir. Bu süreçte, eğitimden sanata, sosyal yardımdan bilimsel araştırmalara kadar geniş bir perspektifte insana dokunan projeler geliştirilmektedir.

Etkili Fikir

Etkili fikirlerimiz ve güçlü sözlerimizle insanlığa umut aşılamak, zor zamanlarda dahi olumlu değişimin mümkün olduğunu kanıtlamak, vakfımızın önemli bir misyonu olarak öne çıkmaktadır. Toplumsal dayanışmayı güçlendiren, eğitimden sağlığa, kültürden sanata birçok alanda insana dokunan projelerle, herkesin bir araya gelerek daha iyi bir gelecek oluşturabileceğine inanıyoruz.

Kalıcı Eser

Bülbülzade Vakfı'nın temelinde yatan "iyi insan ve etkili fikir" anlayışı, kalıcı eserler bırakarak topluma ve insanlığa hizmet etme arzusuyla birleşmektedir. Vakıf, kültürden sanata, eğitimden insani yardıma kadar geniş bir alanda faaliyetlerini sürdürürken her bir projede kaliteyi ve sürekliliği ön planda tutmayı hedeflemektedir. Her faaliyet alanında nitelikli eserler ortaya koymak, vakfın misyonunun temel taşlarından birini oluşturmakta ve toplumda sürdürülebilir gelişimin temellerini atmaktadır.

Sürdürülebilir Çevre

Vakfımız, içinde bulunduğumuz dünyayı koruma misyonuyla sürdürülebilir bir çevre oluşturmak için çalışmalar yürütmektedir. Bu doğrultuda, yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yaparak ve çevre bilincini artırarak gelecek nesiller için daha yeşil bir dünya bırakma hedefindeyiz.

Faaliyet Raporları

Bülbülzade Eğitim Sağlık ve Dayanışma Vakfı, geniş bir yelpazede faaliyet göstererek kültür, sanat, insani yardım, gençlik ve spor gibi alanlarda önemli katkılar sağlamaktadır.

Her dönemin başında belirlenen hedefler doğrultusunda projeler geliştirilirken, dönem sonunda bu faaliyetlerin detaylı bir şekilde raporlanması, vakfın şeffaflığını ve topluma olan sorumluluğunu ortaya koymaktadır.

Vergi muafiyeti statüsüne sahip olan kurumumuz, mali disiplin ve şeffaflık ilkelerini ön planda tutarak, sürdürülebilir bir gelecek için bilinçli ve kolektif adımlar atmaya odaklanmıştır.

Bu çabalar, toplumun her kesiminden bireylerin desteğini ve katılımını teşvik ederek, daha iyi bir dünya vizyonuna katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

FAALİYET RAPORLARI
ÜLKE
0
ÜLKE
PROJE
0
PROJE
YARDIM
0
YARDIM
GÖNÜLLÜ ÇALIŞAN
0
GÖNÜLLÜ ÇALIŞAN

ÖYKÜLER

HABERLER

Kurumumuza ait tüm haberleri buradan takip edebilirsiniz.
Bülbülzade Vakfı 2. Kavram Çalıştayı'nda Geleceğin Düşünce Omurgası Ele Alındı

Bülbülzade Vakfı 2. Kavram Çalıştayı'nda Geleceğin Düşünce Omurgası Ele Alındı

19 Ekim 2026
Bülbülzade Vakfı tarafından düzenlenen 2. Kavram Çalıştayı, toplumların düşünce omurgasını yeniden kurma hedefiyle vakıf gönüllüleri ve eğitmenleri Zade Life Otel'de bir araya getirdi.Bülbülzade Vakfı'nın düzenlediği Kavram Çalıştaylarının ikincisi Zade Life Otel'de yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Vakıf gönüllüleri, eğitmenler, vakıf çalışanları ve çok sayıda misafirin ilgi gösterdiği programda, düşünce dünyamızın temelini oluşturan kavramlar ele alındı. Toplumların kendilerini tanımlama ve geleceği inşa etme süreçlerinde kendi dillerini bulmalarının önemine odaklanan çalıştay, zengin içerikli sunumlara ve derinlikli tartışmalara sahne oldu. "Kavramın Ontolojisi: Bir Düşünce Geleneği Nasıl Kurulur?" başlığı etrafında şekillenen programda düşünce geleneğinin inşası tartışıldı.KAVRAMLARINI KAYBEDEN TOPLUMLAR YÖNÜNÜ KAYBEDERProgramın açılış konuşmasını yapan Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, yeni bir çağda yeni kavramlarla yürünmesi gerektiğine vurgu yaptı. Toplumların düşünce omurgasını yeniden kurmayı hedeflediklerini belirten Aldemir, "Kavramlar bir toplumun kendisini nasıl gördüğünü, dünyayı nasıl okuduğunu, yorumladığını ele veren bir perspektifi bize sunuyor. Bunun için de kavramlarını kaybeden toplumlar tarihte de görüyoruz yönünü kaybediyor" ifadelerini kullandı. Sivil toplumun dilinin taşıması gereken özelliklere dikkat çeken Aldemir sözlerine "Sivil toplumun dili toplumu dönüştürme iddiası taşıyan, kapsayıcı, sorumluluk alan, çözüm üreten bir dil olarak tezahür etmesi gerekiyor" diyerek devam etti. Fizyolojiye yatırım yapmak yerine ontolojiye yatırım yapmanın önemine işaret eden Aldemir, gençlerin kalbine ve zihnine aynı anda hitap eden yeni bir dil inşasının zorunluluğunu hatırlattı.DÜŞÜNCE GELENEĞİ NASIL KURULUR?Çalıştayın ana konuşmacısı ise çalışmaları Tire Kitap etiketiyle okura sunulan yazar Tahsin Görgün oldu. Kitaplarıyla düşünce dünyamızda derin izler bırakan Görgün, çalıştayda yaptığı kapsamlı konuşmayla İslam medeniyetinin ve Müslüman toplumların tarihsel sürecini ontolojik bir çerçevede değerlendirdi. Görgün, İslam ve Batı medeniyetlerini karşılaştırdığı ufuk açıcı analizinde düşünce geleneğinin nasıl kurulduğunun altını çizdi.BİLGİ OLMADAN KAVRAM OLMAZMüslümanların varlık mücadelesine ve tarihsel duruşuna değinen Görgün, "Biz Müslümanlar, son 150 yıl içerisinde bütün bir ümmet olarak büyük bir cendereden geçtik. Daha yeni yeni kendimizi toplayabiliyoruz ve bizim en büyük başarımız bütün bu negatif şartlara rağmen kendi varlığımızı muhafaza etmek" dedi. Kendi varoluş şartlarımızı kavramamız gerektiğini anlatan Görgün, "Biz varız, kendi varoluş kategorilerimiz neler, bizim varoluşumuz hangi kategoriler içerisinde geçiyor sorusunun cevabı kavramlar" sözleriyle meselenin temeline işaret etti. Kavram inşasının kendilik bilincinden geçtiğini belirten yazar, "Kendilik bilinci olmayan, dolayısıyla kendini bilgi konusu ve kaynağı haline getirme konusunda eksik kalan bir toplumun kendi kavramları, terimleri olmaz" tespitinde bulundu. İLİM VE DÜŞÜNCE BAŞKA BİR TOPLUMDAN ALINAMAZİslam medeniyetinin özgünlüğünü Batı ile kıyaslayarak açıklayan Görgün, konuşmasında "Modern batı dediğimiz dünyanın teşekkülünün aslında İslam medeniyet birikiminin suistimaliyle alakalı olduğunu daha fazla fark ediyoruz" ifadelerine yer verdi. İlim ve düşüncenin toplumlar arası kopyalanarak elde edilemeyeceğini vurgulayan yazar, "Bir toplum ilim ve düşünceyi başka bir toplumdan alamaz. Teknoloji transferi falan diyorlar ama böyle bir şey söz konusu olamaz" diyerek her toplumun kendi makul problem çözme yollarını bulması gerektiğini anlattı.YENİ KAVRAM SETLERİ İÇİN ATÖLYELER YAPILDIOrtak oturumların ve konuşmaların ardından katılımcılar üç farklı gruba ayrılarak atölye çalışmalarına geçti. Bu atölyelerde kurumsal kavram setlerinin ortaya çıkarılması hedeflenirken aynı zamanda yeni kavramların üretilmesi için beyin fırtınası yapıldı. Teorik çerçevenin pratik hayattaki karşılıklarının arandığı çalışma grupları katılımcıların sunduğu katkılarla verimli bir şekilde tamamlandı.
Haberi Oku
BEKAM Gönüllüleri İspanya’daki Gönüllülük Faaliyetlerini Tamamladı

BEKAM Gönüllüleri İspanya’daki Gönüllülük Faaliyetlerini Tamamladı

19 Ekim 2026
Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM) koordinasyonunda, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen Avrupa Dayanışma Programı (ESC) kapsamında dört genç, İspanya’nın Cambados kentinde bir ay süren bireysel gönüllülük faaliyetlerini tamamladı.1 Eylül–1 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen programa Şamil Efe Daşdemir, Azra Er, Başak Eminoğlu ve Zehra Aydağ katıldı. Gençler, çevre ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmaların yanı sıra kültürlerarası etkileşimi destekleyen çeşitli etkinliklerde görev aldı.Faaliyetler, Fundación Condado de Taboada – Casa dos Maza bünyesinde gerçekleştirildi. Gönüllüler, konakladıkları tarihî yapının ve çevresindeki bahçenin bakım çalışmalarına katılarak ortak yaşam alanlarının korunmasına katkı sağladı. Ayrıca Cambados’un sokaklarında ve sahillerinde düzenlenen atık toplama etkinlikleriyle çevre temizliği ve sürdürülebilir yaşam konusunda farkındalık oluşturulmasına destek verdi.Program kapsamında kültürlerarası öğrenmeye yönelik çeşitli etkinlikler de düzenlendi. Gençler, dil öğrenme çalışmaları, sunumlar, eğitici oyunlar ve grup etkinlikleri aracılığıyla farklı kültürleri tanıma ve birlikte çalışma imkânı buldu.Gönüllüler, faaliyet süresince Vigo, Porto, Madrid, Barselona ve Santiago de Compostela şehirlerini de ziyaret ederek Avrupa’nın tarihî ve kültürel mirasını yakından tanıma fırsatı elde etti.Bir aylık gönüllülük deneyimi, gençlerin yabancı dil, iletişim, takım çalışması ve sosyal sorumluluk becerilerinin gelişmesine katkı sağladı. Farklı bir ülkede gönüllülük faaliyetlerine katılan gençler, hem bireysel gelişimlerini destekleyen hem de uluslararası dayanışmayı güçlendiren bir süreç geçirdi.Bülbülzade Vakfı ve BEKAM, Avrupa Dayanışma Programı kapsamında yürüttüğü çalışmalarla gençlerin uluslararası gönüllülük faaliyetlerine katılımını desteklemeyi ve farklı toplumlarla etkileşim kurabilecekleri yeni imkânlar oluşturmayı sürdürüyor.
Haberi Oku
AÖB ve Bülbülzade Vakfı'ndan Suriye İçin "Umutları İnşa Edelim" Toplantısı

AÖB ve Bülbülzade Vakfı'ndan Suriye İçin "Umutları İnşa Edelim" Toplantısı

19 Ekim 2026
Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Şubesi ve Bülbülzade Vakfı ev sahipliğinde düzenlenen "Umutları İnşa Edelim" toplantısında Suriye'nin geleceği ve bölgedeki iyileşme adımları ele alındı.Gaziantep'te sivil toplum kuruluşları bölgesel barışın ve istikrarın tesisi için bir araya gelerek kapsamlı bir müzakere toplantısı gerçekleştirdi. Anadolu Öğrenci Birliği (AÖB) Gaziantep Şubesi öncülüğünde, Bülbülzade Vakfı ve Göçmen Hizmetleri Merkezi (GHM) iş birliğiyle organize edilen "Umutları İnşa Edelim: Suriye'nin iyileşmesi için iyi fikirler müzakere toplantısı" Bülbülzade Vakfı Toplantı Salonu'nda yapıldı. Suriye'deki mevcut durumun kalıcı olarak çözülmesi ve sosyal hayatın yeniden canlandırılması amacıyla düzenlenen programa çok sayıda sivil toplum temsilcisi ve öğrenci katıldı.NİTELİKLİ EĞİTİMLERToplantıda özellikle Bülbülzade Vakfının sınır ötesinde yürüttüğü çalışmalar geniş yer buldu. Azez ve Halep başta olmak üzere güvenli bölgelerde açılan Anadolu Kültür Merkezleri ile bölge halkının eğitim ve kültür hayatına sağlanan destekler detaylıca değerlendirildi. Bu merkezlerin sadece birer eğitim alanı olmanın ötesine geçerek sosyal iyileşmenin merkezleri haline geldiği vurgulandı. Katılımcılar bölgedeki çocukların ve gençlerin nitelikli eğitimle desteklenmesinin Suriye'nin geleceğinin inşasında kritik bir rol oynadığını dile getirdi.ORTAK AKILLA HAREKET EDELİMProgram kapsamında daha önce gerçekleştirilen ortak gelecek toplantılarının çıktıları da değerlendirildi. Suriyeli anneler ve bölgedeki sivil temsilcilerle yapılan görüşmelerin sahadaki gerçek ihtiyaçları anlamak adına büyük önem taşıdığı ifade edildi. İki toplumun uyumu ve Suriye'nin yeniden inşası sürecinde umut vadeden fikirlerin sahaya nasıl entegre edilebileceği üzerine yeni stratejiler paylaşıldı. Ortak akılla hareket etmenin önemine dikkat çekilen etkinlikte bölgenin kalkınması için sivil toplumun üstlendiği sorumluluğun artarak devam edeceği mesajı verildi.
Haberi Oku
Anadolu Öğrenci Birliği’nden Üniversitelilere Özel Gaziantep Kültür Gezisi

Anadolu Öğrenci Birliği’nden Üniversitelilere Özel Gaziantep Kültür Gezisi

19 Ekim 2026
Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Şubesi, üniversite öğrencilerine yönelik kapsamlı ve ufuk açıcı bir kültür gezisi düzenledi.Gaziantep'in tarihi ve kültürel zenginliklerini genç nesillere aktarmak amacıyla organize edilen etkinliğe çok sayıda üniversite öğrencisi yoğun ilgi gösterdi. Anadolu Öğrenci Birliği Gaziantep Şubesi tarafından hayata geçirilen bu anlamlı organizasyon, katılımcıların eğitim gördükleri şehri daha yakından tanımasına ve kültürel bağlarını güçlendirmesine olanak sağladı. Şehrin önemli tarihi duraklarını kapsayan gezi rotası, öğrencilere dolu dolu bir deneyim sundu.ŞEHRİN KADİM GEÇMİŞİNİ ÖĞRENDİLERProgramın en dikkat çeken yönü ise rehberlik faaliyetini Bülbülzade Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Hüseyin Rahmi Açıkkol'un üstlenmesi oldu. Açıkkol'un Gaziantep'in tarihine, mimarisine ve toplumsal yapısına dair aktardığı derinlikli anlatılar, şehir turunu interaktif bir kültür şölenine dönüştürdü. Katılımcı gençler, mekanların ruhunu ve şehrin kadim geçmişini Açıkkol'un tecrübeye dayalı paylaşımları eşliğinde yerinde öğrenme fırsatı buldu.Kültürel hafızanın tazelendiği ve gençlerin şehre dair farkındalıklarının artırıldığı program, karşılıklı soru cevap bölümleriyle iyice zenginleşti. Öğrenciler, yaşadıkları şehri böylesine yetkin bir isimden dinlemenin verdiği memnuniyetle etkinlikten ayrılırken günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla program sona erdi.
Haberi Oku
BİLİM-DER’in "Pusula" Projesi Eğitimcilerin Katılımıyla Tanıtıldı

BİLİM-DER’in "Pusula" Projesi Eğitimcilerin Katılımıyla Tanıtıldı

18 Ekim 2026
Gaziantep'te eğitimcilerin katılımıyla BİLİM-DER merkezinde düzenlenen lansman toplantısında, gençleri dijital bağımlılıktan korumayı hedefleyen Pusula projesinin tanıtımı başarıyla gerçekleştirildi.Gaziantep'te faaliyet gösteren BİLİM-DER ((Bilim Gençlik Eğitim Sosyal Sağlık Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği), "Pusula: Okuyan, Düşünen, Üreten Gençlik" projesinin lansman toplantısına ev sahipliği yaptı. Gaziantep Valiliği Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü yetkilileri ile kentteki okullarda görev yapan çok sayıda okul müdürü ve öğretmenin katılım gösterdiği etkinlik, BİLİM-DER merkezinde düzenlendi. Toplantıda projenin gençlerin kültürel gelişimi için taşıdığı hayati önem vurgulandı.GENÇLERİ OKUMAYA VE DÜŞÜNMEYE YÖNLENDİRELİMToplantının açılışında katılımcılara hitap eden BİLİM-DER Başkanı Adem Er, okumanın gençleri entelektüel anlamda geliştirmedeki gücüne dikkat çekti. Gençleri kötü alışkanlıklardan ve günümüzün en büyük problemlerinden olan dijital ekran bağımlılığından korumanın önemine değinen Er, ekran süresini azaltarak gençleri okumaya ve düşünmeye yönlendirecek faaliyetlerin gerekliliğini anlattı.YENİ KAVRAMLAR EDİNMELİYİZEtkinliğe katılan Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir de konuşmasında hayatın hızına ve çağın sorunlarını anlamak için yeni kavramlar edinmenin gerekliliğine vurgu yaptı. Kitabın insan hayatındaki şahitliğine değinen Aldemir, "Bir adam bir yerde ruhunu teslim ettiğinde yanında kitabı yoksa, şahitsiz kalıyor" ifadelerini kullandı. Eski okuma yöntemleriyle günümüz çocuklarını anlamanın imkânsız hale geldiğini belirten Aldemir, gençlerle tematik fikir müzakereleri ve kademeli okumalar yapmanın insanı ihya eden, hayat veren işler olduğunu anlattı.Oldukça verimli geçen lansman toplantısı, projeye dair karşılıklı fikir alışverişi ve eğitimcilerle sahada yürütülecek ortak çalışmaların değerlendirilmesinin ardından sona erdi.
Haberi Oku
Mozaik Derneği Tefsir Okumaları'nda "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" Müzakere Edildi

Mozaik Derneği Tefsir Okumaları'nda "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" Müzakere Edildi

17 Ekim 2026
Mozaik Derneği'nin Bülbülzade Vakfı'nda düzenlediği Tefsir Okumaları kapsamında 20. Anadolu Buluşmaları'nın çıktıları ele alındı.Mozaik Kadın Derneği tarafından düzenlenen Mozaik Tefsir Okumaları yeni dönemin ilk oturumunu özel bir açılış dersiyle gerçekleştirdi. 16 Ekim 2026 tarihinde yapılan bu buluşmada Anadolu Federasyonu tarafından organize edilen 20. Anadolu Buluşmaları'nın çıktıları kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" ana teması etrafında şekillenen sempozyumun yansımalarının ele alındığı programda sivil toplumun küresel krizlerdeki rolü ile kültürel köprüler kurulmasının önemi vurgulandı. Katılımcılar uluslararası ilişkilerde klasik devlet diplomasisini aşan yeni sivil diplomasi yaklaşımlarını, toplumsal hafızayı ve insan odaklı küresel iletişim imkânlarını sunumlar eşliğinde tartıştı.SİVİL DİPLOMASİDE DÖRT TEMEL İLKEToplantının ilk bölümünde Anadolu Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Aldemir’in sempozyumda yaptığı açılış konuşmasının detayları aktarıldı. Çatışmalı bölgelerde ve kriz anlarında sivil toplum kuruluşlarının üstlendiği dönüştürücü rolün önemi üzerinde duruldu. Resmî diplomasinin tıkandığı veya yetersiz kaldığı anlarda sivil aktörlerin çok daha hızlı ve yapıcı temaslar kurabildiği belirtildi. Sivil diplomasinin meşru ve kalıcı olabilmesi için kurumların devletçilik oynamaktan kaçınarak şeffaflık, yetkinlik, tevazu ve tutarlılık ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalması gerektiğinin altı çizildi. Sivil toplumun asıl görevinin devleti ikame etmekten ziyade sahadan elde ettiği tecrübeyle resmi alanın kapılarını aralamak ve tamamlayıcı bir güç olarak konumlanmak olduğu ifade edildi.KÜLTÜREL KARDEŞLİK AĞLARI KURULUYOROturumun ikinci bölümünde Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile TİKA’nın yürüttüğü uluslararası faaliyetlerin "Türkiye Yüzyılı" vizyonuyla olan güçlü bağı paylaşıldı. Balkanlar'dan Afrika'ya uzanan geniş coğrafyalarda Türkiye’nin tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkıldığı anlatıldı. Hayata geçirilen burs ve staj programları sayesinde beyin göçünün tersine çevrildiği bilgisi aktarıldı. Sudan gibi ülkelerde Türkiye mezunlarının kurduğu dernekler ve yürüttüğü projeler üzerinden sömürgeci yaklaşımlara karşı insani kalkınma ve kardeşlik temelli bir modelin nasıl başarıyla inşa edildiği katılımcılara örneklendirildi.ÇATIŞMACI ZİHNİYETLERİ KARŞI EŞİTLİKÇİ DİL VURGUSUToplantının son sunumunda Prof. Dr. Bekir Berat Özipek’in sempozyumdaki tebliğinden yola çıkılarak küresel çifte standartlar ile batı merkezli ayrımcı söylemler eleştirildi. İnsan haklarının olağanüstü haller gerekçesiyle askıya alınmasına tepki gösterilirken tarihteki soykırımlardan günümüz Gazze ve Filistin trajedisine uzanan süreçte insanlığın nasıl hissizleştirildiği tartışıldı. James Baldwin, Hannah Arendt ve Jean-Paul Sartre gibi düşünürlerin kavramlarına atıfta bulunularak kendini kurtarıcı ve karşısındakini öteki veya canavar ilan eden ikili düşünce sisteminden kurtulunması gerektiği vurgulandı. Barışın ve adaletin ancak hiyerarşik olmayan, eşitlikçi ve konuşmaya açık bütüncül bir dille tesis edilebileceği kaydedildi.Mozaik Tefsir Okumalarının bir sonraki oturumunun 30 Ekim Cuma günü "İmran Ailesi, Hz. İsa ve Hz. Meryem" temasıyla devam edeceği duyuruldu. Ayrıca 31 Ekim Cumartesi günü yazar Sevinç Çokum'un Rozalya Ana isimli kitabının tahlilinin gerçekleştirileceği bildirildi.
Haberi Oku

KÜÇÜK BİR ADIMLA BÜYÜK DEĞİŞİMLER BAŞLATABİLİRSİNİZ

Eğitimden gıdaya, sağlıktan sosyal dayanışmaya kadar uzanan projelerimize dahil olarak bir insanın hayatına ışık tutabilir, geleceğe dair umutları hep birlikte yeşertebiliriz.

 

Siz de iyiliğin bir parçası olun!

Hızlı Bağış
Proje Seçiniz
₺1.000
₺2.000
₺3.000

ETKİNLİKLER

PtSaÇaPeCuCtPz
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

İŞTİRAKLERİMİZ

KURULUŞLARIMIZ

İŞ BİRLİKLERİMİZ

Abone Ol
Bülbülzade Vakfı tarafından yayınlanan en son güncellemelerden haberdar olmak için mail listemize abone olabilirsiniz.
Logo

Gaziantep’in köklü tarihinden ilham alan Bülbülzade Vakfı, geçmişin kültürel mirasını geleceğe taşıma vizyonuyla hareket etmektedir. Toplumsal gelişimi odağına alan vakfımız, eğitim ve kültür sahalarında yürüttüğü nitelikli projelerle modern Türkiye’nin inşasına katkı sunmayı kararlılıkla sürdürmektedir.

MERKEZ

Güneykent Mah, 230 Nolu Cd, No: 10/1, Şahinbey/Gaziantep
+90 342 360 50 50[email protected]

YARDIM BİRİMİ

Karagöz Cad. Mazıcı Çıkmazı No: 10 Şahinbey/Gaziantep
+90 342 231 46 94
Logo

Vakfımızın başvurusu sonucunda, 17 Ocak 2024 tarihli ve 8097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, 4962 sayılı Kanunun 20. Maddesi gereğince vakfımıza “vergi muafiyeti” tanınmıştır. Adı geçen 4962 sayılı Kanun, Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğ ve ilgili diğer yasalarla vakfımıza tanınan hakların bir kısmına aşağıda yer verilmiştir.

Copyright 2024 Tüm hakları saklıdır.Nowismedia
Kişisel veriler3