Toplumsal meselelere eğildiğimiz Odak Grup Toplantıları serisine, toplumun en temel birimi aileyi ele alarak devam ettik. Oturumun konuğu Prof. Dr. Mahsum Aytepe, ailenin evrenselliği ve biricikliğini vurguladı.
Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM) olarak Odak Grup Toplantıları ile toplumsal dönüşümleri analitik bir perspektifle inceliyor ve gelecek vizyonu oluşturuyoruz. Bu kapsamda geçtiğimiz akşam Bülbülzade Vakfı’nda önemli bir oturum gerçekleştirdik. Prof. Dr. Mahsum Aytepe’nin “Aile Kurumu: Kavramsal Kökenler, Kutsal Bağlar, Ortak Kökenler” başlıklı sunumuyla gerçekleşen toplantıda, ailenin tarihsel sürecinden günümüzdeki işlevlerine kadar pek çok konuyu derinlemesine irdeledik. Toplantıda ailenin tanımını yaparken tarihsel perspektifi de göz ardı etmedik. Kadın-erkek eşitliğini ve tarih boyunca kadına uygulanan şiddet olgusunu neden-sonuç ilişkileri içinde ele almaya çalıştık. Farklı coğrafyalarda, doğu ve batı toplumlarında kadına ve aile kurumuna verilen önemin tarihsel seyrini karşılaştırmalı örneklerle tartıştık.
DİNİN AİLE ÜZERİNDE ETKİSİ NEDİR?
Programın önemli başlıklarından biri de inanç sistemlerinin aileye bakışıydı. İslam’ın kadın ve erkeğe yüklediği karşılıklı sorumluluklar, ailenin kutsiyeti ve toplumsal işlevi Aytepe tarafından sahih hadisler ve referanslar eşliğinde paylaşıldı. Modern dünyada bu sorumlulukları nasıl algıladığımız konusunda fikir alışverişi yaptık.
Farklı inanç gruplarındaki ve herhangi bir inanca mensup olmayan bireylerdeki aile yapılarını da değerlendiren Aytepe, ezber bozan tespitlerde bulundu. Ailenin sadece dini motivasyonla kurulan bir yapı olmadığını belirten Aytepe, konuya dair “Ailenin temelinde sadece din yoktur. İnsanlar yalnızca belirli bir inanca sahip oldukları için evlilik yapıp aile kurmuyor. Eğer mantık böyle işleseydi, ateistlerin veya deistlerin ömür boyu bekar kalması ve hiç aile kurmaması gerekirdi. Oysa durum böyle değil. Aile evrenseldir” şeklinde konuştu.
BİRİ İÇİN KRİZ BAŞKASI İÇİN LÜTUF
Toplantının bir diğer odak noktası, ailenin "nevi şahsına münhasır" yapısı oldu. Aileleri standart kalıplarla değerlendirmenin yanlışlığına değinen Aytepe, "Nasıl ki her insan parmak izi gibi diğerlerinden benzersiz özelliklere sahipse aileler de öyledir. Her aileyi kendi dinamikleri içinde, ayrı ayrı ele almak gerekir. Hiçbir aile birbirinin aynısı değildir. Bir ailede büyük bir kriz ve sorun olarak görülen bir durum, başka bir aile için büyük bir lütuf olabilir" diyerek aile danışmanlığı ve sosyolojisinde "terzi işi" yaklaşımın önemine dikkat çekti.




