Bülbülzade Vakfı ve Anadolu Öğrenci Birliği iş birliğiyle düzenlenen atölyenin ikinci oturumunda Dr. Ömer Faruk Kavuncu araştırmacılara önemli tavsiyelerde bulundu.
Anadolu Öğrenci Birliği ve Bülbülzade Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen "Araştırma Yazım ve Teknikleri" eğitim programının ikinci ayağı 29 Temmuz 2026 Çarşamba günü saat 17.00'de düzenlendi. Bülbülzade Vakfı Toplantı Salonunda gerçekleştirilen oturumda Dr. Ömer Faruk Kavuncu sosyal bilimlerde araştırma süreçlerinin inceliklerini katılımcılarla paylaştı. Sunumuna araştırmacı adaylarına notlarla başlayan Kavuncu, ilim öğrenmenin gayesinin bizzat ilmin kendisi değil Allah rızası olduğunu vurguladı. Bir araştırmacının en büyük sermayesinin zaman olduğunu belirten Kavuncu, hayır demeyi öğrenmenin ve vakti doğru yönetmenin önemine dikkat çekti. Başarılı bir araştırmacının sabır, merak, bilgi okuryazarlığı ve iyi bir Türkçe bilgisine sahip olması gerektiği aktardı.
ÇOK BOYUTLU BİR SÜREÇ
Eğitimde bilimsel araştırma süreci bir sarmal olarak ele alındı. Araştırma sarmalının merak etme aşamasıyla başladığı, ardından problemin fark edilmesi, literatürün taranması, yöntemin belirlenmesi ve verilerin analiz edilerek sonuçların paylaşılmasına kadar uzanan çok boyutlu bir süreç olduğu ifade edildi. Katılımcılara araştırma konularını belirlerken literatürdeki boşlukları nasıl fark edecekleri anlatıldı.
YAPAY ZEKA ARAŞTIRMACININ YERİNİ ALAMAZ
Oturumda dijital araştırma platformlarının etkili kullanımı da detaylandırıldı. Dergi Park, İSAM Kütüphane Veri Tabanı, TDV İslam Ansiklopedisi ve Devlet Arşivleri gibi önemli kaynakların araştırmalara sunduğu katkılar üzerinde duruldu. Bilimsel çalışmalarda yapay zeka kullanımına da değinen Kavuncu, yapay zekanın araştırmacının yerini alamayacağını ancak ona hız kazandıran bir navigasyon aracı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yapay zekanın doğru kullanıldığında alternatif bakış açıları sunduğu ve rutin işleri azalttığı belirtildi.
Program, araştırmacılara alanlarındaki klasik eserleri okumaları, düzenli not tutma alışkanlığı kazanmaları ve disiplinlerarası bir bakış açısı geliştirmeleri yönünde yapılan tavsiyelerle tamamlandı.






