Logo
Page Top
Bülbülzade Vakfı 2. Kavram Çalıştayı'nda Geleceğin Düşünce Omurgası Ele Alındı
Bülbülzade Vakfı 2. Kavram Çalıştayı'nda Geleceğin Düşünce Omurgası Ele Alındı

Bülbülzade Vakfı 2. Kavram Çalıştayı'nda Geleceğin Düşünce Omurgası Ele Alındı

19 Ekim 2026

Bülbülzade Vakfı tarafından düzenlenen 2. Kavram Çalıştayı, toplumların düşünce omurgasını yeniden kurma hedefiyle vakıf gönüllüleri ve eğitmenleri Zade Life Otel'de bir araya getirdi.

Bülbülzade Vakfı'nın düzenlediği Kavram Çalıştaylarının ikincisi Zade Life Otel'de yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Vakıf gönüllüleri, eğitmenler, vakıf çalışanları ve çok sayıda misafirin ilgi gösterdiği programda, düşünce dünyamızın temelini oluşturan kavramlar ele alındı. Toplumların kendilerini tanımlama ve geleceği inşa etme süreçlerinde kendi dillerini bulmalarının önemine odaklanan çalıştay, zengin içerikli sunumlara ve derinlikli tartışmalara sahne oldu. "Kavramın Ontolojisi: Bir Düşünce Geleneği Nasıl Kurulur?" başlığı etrafında şekillenen programda düşünce geleneğinin inşası tartışıldı.

KAVRAMLARINI KAYBEDEN TOPLUMLAR YÖNÜNÜ KAYBEDER

Programın açılış konuşmasını yapan Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, yeni bir çağda yeni kavramlarla yürünmesi gerektiğine vurgu yaptı. Toplumların düşünce omurgasını yeniden kurmayı hedeflediklerini belirten Aldemir, "Kavramlar bir toplumun kendisini nasıl gördüğünü, dünyayı nasıl okuduğunu, yorumladığını ele veren bir perspektifi bize sunuyor. Bunun için de kavramlarını kaybeden toplumlar tarihte de görüyoruz yönünü kaybediyor" ifadelerini kullandı. Sivil toplumun dilinin taşıması gereken özelliklere dikkat çeken Aldemir sözlerine "Sivil toplumun dili toplumu dönüştürme iddiası taşıyan, kapsayıcı, sorumluluk alan, çözüm üreten bir dil olarak tezahür etmesi gerekiyor" diyerek devam etti. Fizyolojiye yatırım yapmak yerine ontolojiye yatırım yapmanın önemine işaret eden Aldemir, gençlerin kalbine ve zihnine aynı anda hitap eden yeni bir dil inşasının zorunluluğunu hatırlattı.

DÜŞÜNCE GELENEĞİ NASIL KURULUR?

Çalıştayın ana konuşmacısı ise çalışmaları Tire Kitap etiketiyle okura sunulan yazar Tahsin Görgün oldu. Kitaplarıyla düşünce dünyamızda derin izler bırakan Görgün, çalıştayda yaptığı kapsamlı konuşmayla İslam medeniyetinin ve Müslüman toplumların tarihsel sürecini ontolojik bir çerçevede değerlendirdi. Görgün, İslam ve Batı medeniyetlerini karşılaştırdığı ufuk açıcı analizinde düşünce geleneğinin nasıl kurulduğunun altını çizdi.

BİLGİ OLMADAN KAVRAM OLMAZ

Müslümanların varlık mücadelesine ve tarihsel duruşuna değinen Görgün, "Biz Müslümanlar, son 150 yıl içerisinde bütün bir ümmet olarak büyük bir cendereden geçtik. Daha yeni yeni kendimizi toplayabiliyoruz ve bizim en büyük başarımız bütün bu negatif şartlara rağmen kendi varlığımızı muhafaza etmek" dedi. Kendi varoluş şartlarımızı kavramamız gerektiğini anlatan Görgün, "Biz varız, kendi varoluş kategorilerimiz neler, bizim varoluşumuz hangi kategoriler içerisinde geçiyor sorusunun cevabı kavramlar" sözleriyle meselenin temeline işaret etti. Kavram inşasının kendilik bilincinden geçtiğini belirten yazar, "Kendilik bilinci olmayan, dolayısıyla kendini bilgi konusu ve kaynağı haline getirme konusunda eksik kalan bir toplumun kendi kavramları, terimleri olmaz" tespitinde bulundu. 

İLİM VE DÜŞÜNCE BAŞKA BİR TOPLUMDAN ALINAMAZ

İslam medeniyetinin özgünlüğünü Batı ile kıyaslayarak açıklayan Görgün, konuşmasında "Modern batı dediğimiz dünyanın teşekkülünün aslında İslam medeniyet birikiminin suistimaliyle alakalı olduğunu daha fazla fark ediyoruz" ifadelerine yer verdi. İlim ve düşüncenin toplumlar arası kopyalanarak elde edilemeyeceğini vurgulayan yazar, "Bir toplum ilim ve düşünceyi başka bir toplumdan alamaz. Teknoloji transferi falan diyorlar ama böyle bir şey söz konusu olamaz" diyerek her toplumun kendi makul problem çözme yollarını bulması gerektiğini anlattı.

YENİ KAVRAM SETLERİ İÇİN ATÖLYELER YAPILDI

Ortak oturumların ve konuşmaların ardından katılımcılar üç farklı gruba ayrılarak atölye çalışmalarına geçti. Bu atölyelerde kurumsal kavram setlerinin ortaya çıkarılması hedeflenirken aynı zamanda yeni kavramların üretilmesi için beyin fırtınası yapıldı. Teorik çerçevenin pratik hayattaki karşılıklarının arandığı çalışma grupları katılımcıların sunduğu katkılarla verimli bir şekilde tamamlandı.

MEDYA GALERİ
Image 1
Image 2
Image 3
Image 4
Image 5
Image 6
Image 7
Image 8
Image 9
Image 10
Image 11
Image 12
Image 13

KÜÇÜK BİR ADIMLA BÜYÜK DEĞİŞİMLER BAŞLATABİLİRSİNİZ

Eğitimden gıdaya, sağlıktan sosyal dayanışmaya kadar uzanan projelerimize dahil olarak bir insanın hayatına ışık tutabilir, geleceğe dair umutları hep birlikte yeşertebiliriz.

 

Siz de iyiliğin bir parçası olun!

Hızlı Bağış
Proje Seçiniz
₺1.000
₺2.000
₺3.000

ETKİNLİKLER

PtSaÇaPeCuCtPz
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678

İŞTİRAKLERİMİZ

KURULUŞLARIMIZ

İŞ BİRLİKLERİMİZ

Abone Ol
Bülbülzade Vakfı tarafından yayınlanan en son güncellemelerden haberdar olmak için mail listemize abone olabilirsiniz.
Logo

Gaziantep’in köklü tarihinden ilham alan Bülbülzade Vakfı, geçmişin kültürel mirasını geleceğe taşıma vizyonuyla hareket etmektedir. Toplumsal gelişimi odağına alan vakfımız, eğitim ve kültür sahalarında yürüttüğü nitelikli projelerle modern Türkiye’nin inşasına katkı sunmayı kararlılıkla sürdürmektedir.

MERKEZ

Güneykent Mah, 230 Nolu Cd, No: 10/1, Şahinbey/Gaziantep
+90 342 360 50 50[email protected]

YARDIM BİRİMİ

Karagöz Cad. Mazıcı Çıkmazı No: 10 Şahinbey/Gaziantep
+90 342 231 46 94
Logo

Vakfımızın başvurusu sonucunda, 17 Ocak 2024 tarihli ve 8097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, 4962 sayılı Kanunun 20. Maddesi gereğince vakfımıza “vergi muafiyeti” tanınmıştır. Adı geçen 4962 sayılı Kanun, Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğ ve ilgili diğer yasalarla vakfımıza tanınan hakların bir kısmına aşağıda yer verilmiştir.

Copyright 2024 Tüm hakları saklıdır.Nowismedia
Kişisel veriler3