Bülbülzade Vakfı Eğitim Öğretmen Birimi olarak geleneksel hale getirdiğimiz müzakereli iftar programlarımızda bu yıl da kıymetli eğitimci dostlarımız ve gönüllülerimizle bir araya geldik.
İftar öncesinde Abuzer Nas ve Cumali Kaplan’ın moderatörlüğünde "Geleceğin inşasında bireysel içsel dönüşüm ile toplumsal kolektif sorumluluğun dengesi nasıl kurulur?" sorusu ekseninde ufuk açıcı bir müzakere gerçekleştirdik. Oturumda resmi müfredatların standart yapısını vicdan eğitimi, hakikat arayışı ve ahlaki gelişimle tamamlamayı hedefleyen sivil alanın özgür nefesine olan ihtiyacı vurguladık. Toplantının açılışında konuşan Abuzer Nas, vakıf olarak manevi boyutları ve hakikat arayışını üstlenme sorumluluğumuza dikkat çekerken Cumali Kaplan ise bünyemizde yürüttüğümüz Kavram, Çocuk ve Gençlik çalıştaylarımızın çıktılarını paylaştı.
EĞİTİM TEK BİR ORGANİZASYONA BIRAKILMAMALI
Müzakere oturumunda söz alan değerli eğitimcilerimiz, sivil toplumun eğitimdeki çok boyutlu rolüne dair ufuk açıcı değerlendirmelerde bulundu. Sivil toplum kuruluşlarının halkın değerlerini temsil ettiğini ve bu nedenle eğitimde "rengini vermesi" gerektiğini belirttiler. Katılımcılar, resmi eğitimin sınav ve akademik başarı odaklı yapısının, karakter ve değerler eğitimi gibi hayati alanlarda boşluklar oluşturduğunu, bu boşluğun ise ancak sivil toplumun yaygın eğitim ve rehberlik çalışmalarıyla doldurulabileceğini ifade ettiler. Sivil toplumun hem devletin hem de insanlığın sorunlarına çözüm üretecek öncü bir rol üstlenmesi gerektiği, bu sürecin temel misyonunun bireyde karakter ve şahsiyet inşasını gerçekleştirmek olduğu, eğitim kapsamının okul duvarlarının dışına taşınarak sivil toplumun esnaftan ev hanımına kadar toplumun her kesimine rehberlik etmesi gerektiği de müzakerenin gündem başlıkları arasındaydı.
ANADOLU İRFANINI DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA TAŞIYORUZ
Programın kapanış konuşmasını yapan Bülbülzade Vakfı Başkan Yardımcısı Adem Er, vakıf olarak yaklaşık 40 yıldır gençlik ve aile için çaba sarf ettiğimizi belirtti. Vakıf bünyesinde çalıştaylar, kitap tahlilleri, öğrenci buluşmaları ve eğitim çalışmaları gibi pek çok programın icra edildiğini kaydeden Er, “Geçen yıl vakıf olarak 620 gencin hareketliliğini sağladık. Yani biz vakıf kültürünü, Anadolu irfanını sadece Gaziantep’te değil dünyanın dört bir yanında karşılık bulmasını sağlamaya çalışıyoruz” dedi.










