Suriye’nin kadim şehri Halep, yıllar süren savaşın ardından toplumsal inşa sürecine tarihi bir adımla başladı. Bülbülzade Vakfı öncülüğünde bir araya gelen akademisyenler, siyasetçiler ve kanaat önderleri, Halep Danışma Meclisi’nin ilk toplantısını gerçekleştirerek şehrin geleceğini masaya yatırdı.
14 yılın ardından gelen devrimle özgürlüğüne kavuşan Suriye’de, Bülbülzade Vakfı’nın öncülüğünde yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. 14 yıllık savaş döneminde Türkiye’de Ortak Gelecek Toplantılarında bir araya gelen kanaat önderleri, akademisyenler, toplumsal aktörler, siyasetçiler, öğretmenler, mühendisler STK temsilcileri ve mahalli idare yöneticileri ilk kez toplandı. Bülbülzade Vakfı’nın Halep’teki Anadolu Kültür Merkezi’nde eğitimin kültürün ön planda olduğu bir perspektifle bir araya gelen meclis, "insanı ve mekanı yeniden inşa etme" parolasıyla gerçekleşti.
Halep Milletvekilleri Azzam Hancı ve Ammar Tavus, Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu ve Suriye Topluluğu Başkanı Mustafa Al Hüseyin’in katılımıyla gerçekleşen toplantıda öğretmenlerden mühendislere, STK temsilcilerinden mahalli idarecilere kadar şehrin tüm renkleri bir araya geldi. Meclis toplantısına Ermeniler, Hıristiyanlar, Süryaniler ve Halep’in güvenli hale getirilen Şeyh Maksud ile Eşrafiyah mahallelerinde yaşayan yerli kişiler katıldı.
BU TOPRAKLARIN “ÖTEKİSİ” YOK
Toplantının açılışında konuşan Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, modernizmin bölgeye huzur getirmediğini belirterek Halep’in tarihsel misyonuna vurgu yaptı. Aldemir, "Dünyanın geleceği hep Halep’te, Şam’da, Anadolu’da konuşuldu. Biz farklılıklarımızı zenginlik görerek bir araya gelmeliyiz. Bu toprakların ötekisi insan değil şeytandır. İnsan insanın dostudur. İnsan bazen günah işleyebilir ama onu ötekileştirip şeytanlaştırmayacağız. Bazen içimizden hainler çıkabilir ama onlar da ilgilenip yeniden kazanacağız. Ötekimiz yoktur" dedi. Suriye halkına hitaben "Bundan sonra siz Musa, biz Harun’uz. Siz önde gideceksiniz, biz yanınızda yürüyeceğiz, yardımcılarınızız" diyen Aldemir, Halep Anadolu Kültür Merkezi’nin artık fikir, özgürlük ve adaletin buluşma noktası olacağını ifade etti.
ARTIK İKİ VATANIMIZ VAR
Katılımcılar arasında yer alan kanaat önderleri, Halep’in sadece bir "savaş alanı" değil bir bilim merkezi olduğunu hatırlattı. Gaziantep’teki 11 yıllık göçmenlik deneyiminin ardından Halep’e dönen Halep Milletvekili Ammar Tavus, "Çocuklarımız hem Suriye’yi hem Türkiye’yi vatan biliyor. Artık iki vatanımız var" diyerek kardeşlik bağlarının altını çizdi. 14 yıl boyunca Bülbülzade Vakfı’nın yardımlarını gördüklerini dile getiren Azzam Hancı ise “Halep bir ilim ve bilim şehri. Halep şairlerin, düşünürlerin merkezi. Burada toplumun her kesiminden insanın olması çok güzel bir tablo. Hepimiz Suriye’nin gelişmesi ve kalkınması için çalışıyoruz. Tabii ki taşları üst üste koyup binalar yapacağız ama insanların inşasına önem vermemiz lazım” dedi BEKAM Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu, toplantıların sadece birer temenni olarak kalmaması gerektiğini, Halep Anadolu Kültür Merkezi’nin bir "fikir meclisi"ne dönüştürmek istediklerini belirtti.
HALEP’TE BİR OSMANLI MİRASI YENİDEN YÜKSELİYOR
Meclis toplantısının ardından heyet, Suriye’deki Osmanlı dönemi eserlerinden biri olan Halep Anadolu Kültür Merkezi’ni dolaştı. 1912 yılında inşa edilen bu yapı, Halep’in en nadide binalarından biri. 44 yıl Baas Rejimi tarafından gençlik merkezi olarak kullanılan bina savaşta ve depremde ciddi hasar almıştı. Bina, Bülbülzade Vakfı’nın gönüllüleri, hayırsever iş insanları ve YTB’nin (Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı) katkılarıyla kısa sürede restore edilerek hizmet vermeye başladı. Atölye sınıfları, misafirhane ve yönetim ofisinden oluşan merkezde şu an müzik, resim, el işi, İngilizce ve Türkçe kursları veriliyor. Gelecekte hukuki danışmanlık, kayıp kişiler, engelliler, felsefe, medya, Arapça, bilişim ve meslek edindirme alanlarında da atölye ve çalışmalar yapılacak.





















