Bülbülzade Vakfı Yardım Komisyonu, Zade Life Otel’de düzenlenen geleneksel iftar programı kapsamında yardım çalışmalarına omuz veren gönüllülerini ağırladı.
Bülbülzade Vakfı Yardım Komisyonu, Ramazan ayının manevi iklimini ve yardımlaşma ruhunu pekiştirmek amacıyla düzenlenen vefa iftarında tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Vakıf bünyesinde yürütülen insani yardım faaliyetlerine katkı sunan gönüllülerin katıldığı program, samimi bir atmosferde geçti. Gecenin açılış konuşmasını yapan Mozaik Kadın Derneği Başkanı Rabia Aldemir, orucun ve infakın insanın mülkiyetle arasına mesafe koyması için bir fırsat olduğunu belirtti. Aldemir, yardım yaparken kibre kapılmamanın ve ihtiyaç sahiplerinin onurunu korumanın en temel görevleri olduğunu hatırlattı.
MÜLKİYET GÖNLÜN AKTIĞI ŞEY DEMEKTİR
Konuşmasında yardımlaşmanın felsefi ve manevi boyutuna değinen Rabia Aldemir, mülkiyet kavramının kökenine dikkat çekerek "Mal, mülk dediğimiz şey; bu kelimenin kökeni meyilden gelir. Meyil de şu demektir: Gönlün aktığı şey. Biz insanoğlu olarak gönlümüzün aktığı şeylere bir meylimiz vardır. Gönlümüz güzel şeylere, iyi şeylere akar gider" diyerek mülkiyetin aslında bir gönül akışı olduğunu ifade etti. Bu meylin bir tutkuya dönüşmemesi gerektiğini belirten Aldemir, oruç, namaz ve zekatın bu bağı dengeleyerek insanı arındırdığına işaret etti.
KİBİRDEN SAKINMALIYIZ
İyilik yaparken itibar kazanma duygusunun tehlikeli bir noktaya varabileceğini belirten Aldemir, "Bu duygu veren insanlarda çok tehlikeli bir şey oluşturur: Kibir. Bu tehlikeli ibadet o kadar çok bahsedilir ki fıkıhta ve Kur'an'da; sağ elin verdiğini sol el duymasın denir" sözleriyle gerçek yardımlaşmanın gizliliğine vurgu yaptı. Vakıf mağazasında zengin ile ihtiyaç sahibinin ayırt edilemediği bir ortam oluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Aldemir, ancak bu anlayışla insanlığın kurtuluşuna hizmet edilebileceğini belirtti.
YARDIMLAŞMA RUHU GELECEĞE UMUT OLUYOR
Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, 1993 yılından bu yana aralıksız sürdürdükleri yardım çalışmalarının bugün dev bir iyilik kervanına dönüştüğünü ifade etti. Aldemir, yardımlaşma faaliyetlerinin sadece maddi bir destek olmadığını, aynı zamanda bir kardeşlik hukuku inşa ettiğini vurguladı. Özellikle dünyanın farklı noktalarından gelerek Gaziantep’teki çalışmalara gönüllü katılan gençlerin varlığının bu hareketin evrenselliğini gösterdiğini söyleyen Aldemir, bu süreçte emeği geçen tüm ekibine teşekkürlerini iletti.
EMEKTAR GÖNÜLLÜLER HEDİYELERLE ONURLANDIRILDI
Yardım Komisyonu Başkanı Yasemin Aksu ve Yardım Komisyonu Üyesi Meryem Yılmaz, yaptıkları selamlama konuşmalarında gönüllülerin sahada sergilediği özveriyi takdir ettiler. Meryem Yılmaz, son üç yılın kayıtlarını inceleyerek depo ve mağaza çalışmalarına en düzenli katılım sağlayan isimleri belirlediklerini açıkladı. Sekiz hafta boyunca yoğun emek harcayarak 88.862 adet ürünü ihtiyaç sahipleri için hazırlayan ekip içerisinden sekiz gönüllüye teşekkür plaketi ve hediyeleri takdim edildi.
İYİLİK KERVANINA DESTEK VERENLER SAHNEDE YERİNİ ALDI
Törende Zeynep Türkoğlu, Hale Eid, Bani Sezgin, Filiz Nacaroğlu, Nursel Kaplan, Hanna İbrahim, Elif Kökmen ve Gülten Kaya sergiledikleri üstün gayret nedeniyle ödüllendirilen isimler oldu. Amerika, Fransa ve Doğu Türkistan gibi farklı bölgelerden gelerek vakfın iyilik mağazasında görev alan misafir gönüllülerin de deneyimlerini paylaştığı program, çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.












