Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Ankara Kızılcahamam'da düzenlenen 20. Anadolu Buluşmaları'nda sivil toplum kuruluşlarının kalıcılığına dikkat çekerek kamu diplomasisindeki stratejik vizyonu anlattı.
Anadolu Federasyonu tarafından organize edilen ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren 20. Anadolu Buluşmaları, Ankara Kızılcahamam'da tüm hızıyla devam ediyor. Programın en dikkat çeken oturumlarından birinde "Türkiye Yüzyılında Kültür ve Kamu Diplomasisi" başlıklı bir konuşma gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, vakıf medeniyetinin günümüz dünyasındaki yansımalarını detaylıca ele aldı. Sivil toplum örgütlerinin sadece bir yardım faaliyeti alanı olmaktan çıkarak çok daha stratejik bir diplomasi unsuru haline gelmesi gerektiğini belirten Çam, kurumların gelecekteki misyonlarına dair katılımcılara derinlikli bir perspektif sundu.
RESMİ MAKAMLAR DEĞİŞKENDİR
Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, devletlerin ve iktidarların gücünün sivil toplum hareketlerinin başarısıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Resmi makamların zamanla değişebileceğini hatırlatan Çam, kurumların asıl temelini oluşturan ve kültürü nesilden nesile aktaran yapıların sivil toplum kuruluşları olduğunu ifade etti. Çam konuşmasında bu durumu şu sözlerle dile getirdi: "Hükümetler, hükümet yetkilileri, resmi kurumlar her zaman değişim dönüşüm içinde olabilir. Tabii ki STK'lar da değişecek, dönüşecek ama kalıcı olanlar sivil toplumu örgütleridir, vakıflardır, derneklerdir." Devletin gücünü muhafaza etmesi sürecinde sivil hareketlere büyük görevler düştüğünü anlatan Çam, "Muktedir devlet olabilmek için de muktedir STK'larınızın olması lazım" diyerek sivil toplumun kurumsal kapasitesini artırmasının taşıdığı öneme işaret etti.
EN ÖNEMLİ GÜCÜMÜZ SAMİMİYET
Dünyadaki yeni düzeni, ardı ardına yaşanan krizleri ve Türkiye'nin bu krizler karşısındaki duruşunu değerlendiren Çam, uluslararası yardımların yeni nesil diplomatik ilişkilerdeki yerini katılımcılarla paylaştı. Türkiye'nin merhamet ve adalet eksenli yaklaşımına dikkat çeken Çam, ülkenin en büyük avantajını şu ifadelerle özetledi: "Türkiye'nin en önemli gücü samimiyeti. Biz samimiyetle elimizdeki avucumuzdakini paylaşmaya kalktığımız zaman, o bereket kavramına da inandığımız zaman bizi kimse tutamaz Allah'ın izniyle."
GEÇMİŞİN TARTIŞMALARINA SON VERELİM
Bülbülzade Vakfı ve Anadolu Federasyonu Başkanı Turgay Aldemir'in ufuk açıcı konuşmalarından da büyük ölçüde istifade ettiğini aktaran Çam, federasyon bünyesinde yapılan spesifik ve ihtisas gerektiren çalışmaları takdirle takip ettiklerini belirtti. Geçmişin kısır tartışmalarına takılıp kalmadan geleceğin hızlıca inşa edilmesi gerektiğini söyleyen Çam, sivil toplum örgütlerinden çok daha yenilikçi adımlar atmalarını beklediklerini dile getirdi. Teknolojinin ve yapay zekanın yönlendirdiği günümüz dünyasında, klasik yöntemlerin ötesine geçilerek daha derinlikli, inovatif ve odaklanmış çalışmalara ihtiyaç duyulduğunun altı bir kez daha çizildi.





