Anadolu Federasyonu Dış İlişkiler Sorumlusu Mehmet Ali Eminoğlu, 20. Anadolu Buluşmaları'nda sivil toplum kuruluşlarının küresel barış ve diplomasideki kilit rolünü anlattı.
20. Anadolu Buluşmaları, sivil toplum kuruluşlarının yerel ve uluslararası düzeydeki faaliyetlerini tüm yönleriyle ele almaya devam ediyor. Buluşmaların son gününde kürsüye gelen Anadolu Federasyonu Dış İlişkiler Sorumlusu Mehmet Ali Eminoğlu, "STK’ların Yerel ve Uluslararası Faaliyetlerinin Sivil Diplomasiye Etkileri" başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Eminoğlu, devletler arası klasik diplomasi yöntemlerinin yerini artık vicdani duruş ve sivil inisiyatiflerin aldığına dikkat çekti.
DEĞER VARSA DİPLOMASİ VARDIR
Diplomaside temel unsurun kültürel ve ahlaki değerler üretmek olduğunu vurgulayan Eminoğlu, iddiası bulunmayan yapıların uluslararası alanda etki gösteremeyeceğini ifade etti. Kendi medeniyet değerlerini evrensel ölçekte sunabilmenin önemine değinen Eminoğlu,"Mefkuresi olmayanın söyleyecek sözü olmaz. Eğer bir alanda diplomasi yürütecekseniz önce söyleyecek ilk bir sözünüzün olması lazım. Bir milleti tutan o milletin ahlaki değerleri, dini anlayışı, felsefi altyapısı, düşünme biçimi, üretme biçimi, tüketim kültürü... Bütün bunlarda bir iddiası varsa, ortaya koymuş olduğu bir değer varsa işte bunun diplomasisini yapabilir” dedi.
İNSAN MERKEZLİ İLETİŞİM
Kapalı kapılar ardında yürütülen devletler arası ilişkilerin geride kaldığını savunan Eminoğlu, toplumlar arası iletişimin tek yönlü bir tahakküm aracı olmaktan çıkarılması gerektiğini belirtti. Eminoğlu, hegemonyaya karşı insan merkezli bir iletişim dilini tercih ettiklerini belirterek "Sınırları aşan bir vicdani duruşumuz var ve bu vicdani duruşumuzu dünyanın her tarafına ulaştırmak, kendi değerlerimizi yaygınlaştırmakla ilgili bir çalışmamız var. Öngörülebilir, açık, şeffaf ve her iki tarafın kazanmasını öngören, her iki tarafı mutlu edecek bir sürecin işletilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
İDDİASI OLAN BİR MİLLET YÜZ YILLIK HESAP YAPABİLİR
Başarılı bir dış politikanın temelinde savaşmadan kazanmanın yattığını anlatan Eminoğlu, en büyük zaferlerin silahla kazanılmayacağını, ancak zihinleri ve kalpleri fethederek başarıya ulaşılacağını vurguladı. Osmanlı'daki vakıf sistemi ve ahilik teşkilatları gibi köklü kurumların tarihteki en güçlü sivil diplomasi örneklerini oluşturduğunu hatırlatan Eminoğlu, Türkiye Yüzyılı vizyonuna da değindi. Eminoğlu sunumunu şu sözlerle noktaladı: "Türkiye yüzyılı dediğimiz şey bir milletin topyekûn iddiasıdır. İddiası olan bir millet ancak yüz yıllık bir hesap yapabilir."




