İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 20. Anadolu Buluşmaları'nda sivil toplumun güçlendirilmesi ve bölgesel barış için bilim diplomasisinin önemine dikkat çekti.
Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi üst başlığıyla gerçekleştirilen 20. Anadolu Buluşmaları programında değerlendirmelerde bulunan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, değişen dünya düzeninde Türkiye'nin alacağı inisiyatifleri anlattı. Küresel medeniyet nöbetinin el değiştirdiği bir dönemden geçildiğini belirten Erdoğan, siyasetin ötesinde sivil toplum kuruluşlarının ve üniversitelerin üreteceği uzun soluklu stratejilerin ülkenin geleceğinde belirleyici bir rol oynayacağını ifade etti.
SİVİL TOPLUM UZMANLIĞINI İSPATLAYACAĞIZ
Sivil toplumun son yıllardaki gelişimine değinen Erdoğan, siyasetin açtığı yollarda sivil yapıların daha organize çalışması gerektiğini vurguladı. Karar alma süreçlerinde sivil inisiyatiflerin ağırlığının artmasını hedeflediklerini dile getiren Erdoğan, "Mecliste herhangi bir konuda bir kanun çalışması olduğu zaman, o konuda uzmanlaşmış sivil topluma sorulmadan, fikir ve görüşleri alınmadan adım atılmasını zorlaştıracak düzeyde sivil toplumumuzun uzmanlığını topluma ispat edeceğiz" ifadelerini kullandı.
TOPLUM İLE ÜNİVERSİTELER ARASINDA KALICI İTTİFAKLAR KURALIM
Konuşmasının odak noktasına 'bilim diplomasisi' kavramını yerleştiren Erdoğan, bölgesel istikrarın sağlanmasında akademinin üstleneceği vizyona işaret etti. Dünyadaki medeniyet krizlerine ve Batı'nın içine düştüğü siyasi tıkanıklıklara dikkat çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İhtiyacımız olan bilim diplomasisiyle başarmayı hedeflediğimiz asıl gaye, toplumlar ve üniversiteler arasında dünyadaki siyasi gelişmelerden bağımsız kalıcı ittifaklar oluşturmaktır."
ÜMMET FİKRİ ÜTOPYA DEĞİLDİR
Erdoğan, ümmet bilincinin inşasında eğitim kurumlarının ve gençlik buluşmalarının kritik bir eşik olduğunu dile getirdi. Üniversitelerin uluslararası akademik iş birliklerini artırması gerektiğini aktaran Erdoğan, "Ümmet fikrinin ulaşılmaz bir ütopya olmaktan çıkıp pratiğe dönüşmesini sağlayacak mekanizmalar oluşturmalıyız. Bilim diplomasisi de bunu sağlayacak en önemli araçlardan biri olacak" diyerek sözlerini tamamladı.





