Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Muhittin Ataman, 20. Anadolu Buluşmaları'nda yaptığı konuşmada küresel sistemdeki kaosa ve sivil toplum kuruluşlarının artan rolüne dikkat çekti.
Ankara'nın Kızılcahamam’da düzenlenen 20. Anadolu Buluşmaları programında kürsüye çıkan Prof. Dr. Muhittin Ataman, "Küresel Sistemdeki Kriz: STK'ların Artan Etkisi" başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Günümüz dünyasını kuralsızlıkların ve belirsizliklerin hakim olduğu bir geçiş süreci olarak tanımlayan Ataman, uluslararası sistemde artan ekonomik eşitsizliklere, teknolojik tehditlere ve toplum yapısını hedef alan akımlara karşı sivil toplum kuruluşlarının üstlenmesi gereken hayati rolleri anlattı.
FİLİSTİN KÜRESEL AKTÖRLER İÇİN BÜYÜK BİR TEST
Ataman, dünyadaki mevcut durumu değerlendirirken kural temelli bir uluslararası düzenin kalmadığını ifade etti. Küresel rekabetin boyutlarına ve hegemonik güçlerin zayıflamasına değinen tecrübeli akademisyen, güçlü olanın kuralları belirlediği bir döneme girildiğini vurguladı. Ataman bu durumu, "Sistem yok, kural yok, amiyane tabirle orman kanunlarının geçerli olduğu bir geçiş sürecinden geçiyoruz" sözleriyle özetledi. Özellikle Filistin'de yaşananların küresel aktörler için büyük bir test olduğunu belirten Ataman, egemen güçlerin kendi menfaatleri tehlikeye girdiğinde uluslararası hukuku tamamen hiçe saydığını dile getirdi.
AVRUPA’YI BESLEYEN AFRİKA’DIR
Ekonomik eşitsizliklerin ve sömürgeciliğin günümüzdeki yansımalarına da değinen Prof. Dr. Ataman, Afrika'nın kaynaklarının Batılı devletler tarafından sömürüldüğünü anlattı. Nijer ve Fransa üzerinden çarpıcı bir örnek veren Ataman, "Bize hep şunu söylüyorlar, sanki Avrupa Afrika'yı beslemeye çalışıyor ama kesinlikle hakikat olan resim bunun tam tersidir. Yüzyıllardır Avrupa'yı besleyen Afrika'dır" ifadelerini kullandı. Bölge halklarının artık yaşanan adaletsizliklerin farkına vardığını ve sömürüye karşı bilinçlendiğini sözlerine ekledi.
İNSAN FITRATINI HEDEF ALAN TEHDİTLER
Devletlerin baş etmekte zorlandığı yeni nesil krizlerde sivil toplum kuruluşlarının doldurduğu boşluğa dikkat çeken Ataman, STK'ların en önemli işlevinin dünyadaki gerçek sorunlar için gündem belirlemek olduğunu aktardı. Dijitalleşme, yapay zeka tekellerinin oluşturduğu tekno feodalizm ve cinsiyetsizleştirme gibi insan fıtratını hedef alan tehditlere karşı STK'ların öncü bir mücadele vermesi gerektiğini savunan Ataman, sözlerini şöyle tamamladı: "Artık mesela bir Türkiye cephesi yok, bana göre bir İslâm cephesi bile yok, artık bir insanlık cephesi var. Çünkü bugün itibarıyla insanlığın bir bütün olarak karşı karşıya kaldığı çok ciddi büyük sorunlar var. İyi niyetli olan bütün insanların, insanlık cephesinin birer temsilcisi olarak ortaya çıkmaları, elini taşın altına koymaları gerekiyor.”




