Vakfımızın geleneksel kitap tahlili programları kapsamında bu hafta, İslam hukukunun en özgün isimlerinden Wael B. Hallaq’ın “Direniş Olarak İlim: Tarih, Şeriat ve Modernite” adlı kitabını derinlemesine inceledik.
Columbia Üniversitesi öğretim üyesi Wael B. Hallaq, 2009 yılından bu yana etik, hukuk ve siyaset düşüncesi dersleri veriyor. Günümüzün önde gelen İslam hukuku akademisyenlerinden Hallaq’ın kitapları Arapça, Türkçe, Japonca, İtalyanca, İbranice, Fransızca ve Almanca dahil olmak üzere pek çok dile çevrildi. Bir röportajında Batı'nın İslam'a bakışının ne kadar iç karartıcı ve olumsuz olduğunu 1978 yılında keşfettiğini dile getiren Hallaq, “Direniş Olarak İlim: Tarih, Şeriat ve Modernite” kitabında modern devletin kökenlerinden şarkiyatçılığa uzanan geniş bir sahada Batı’nın düşünsel hegemonyası sorguluyor. Hallaq, Gazze’nin yıkımı ve Büyük İntifada gibi somut gerçeklikler üzerinden İslami bilginin yeniden inşasını bir akademik çabadan öte bir direniş biçimi olarak tanımlıyor.
AHLAK MERKEZLİ BİLGİ ANLAYIŞI
Bülbülzade Vakfı olarak geleneksel kitap tahlili programları kapsamında bu hafta, Hallaq’ın “Direniş Olarak İlim: Tarih, Şeriat ve Modernite” adlı çalışmasını incelemeye aldık. Vakıf Genel merkezimizde düzenlenen oturumda Wael B. Hallaq’ın hayatı, akademik serüveni ve modern dünya eleştirileri üzerine konuştuk. Sömürgeci aklın ürettiği kavramlara teslim olmayan alternatif bir toplum tasavvuru ve ahlak merkezli bir bilgi anlayışı mütalaa ettik. Hallaq’ın sadece bir hukuk tarihçisi değil aynı zamanda modernitenin dayattığı epistemolojik kırılmalara karşı direnç gösteren bir metodoloji kurucusu olduğunu vurguladık.
MODERNİTENİN KAVRAMLARINDAN KURTULMALIYIZ
Medeniyetlerin buluşma noktalarında kimsenin "eskisi gibi kalmadığı" ve İslam medeniyetinin bu etkileşimlerdeki özgün rolünü de konuştuğumuz programda, modern ulus devlet yapısının İslam’ın yönetim ve adalet anlayışıyla neden örtüşmediğini Hallaq’ın perspektifiyle yeniden değerlendirdik. Müslümanların kendi kavramlarını modernitenin cenderesinden kurtarması gerektiği ve bilginin üretim yönteminin de İslami bir temelden beslenmesinin önemi üzerinde durduk.
Eğitimcilerimizin yanı sıra Sırbistan’ın Yeni Pazar (Novi Pazar) şehrinden gelen misafir öğrencilerimizin de katıldığı program, küresel bir bilgi alışverişine sahne oldu. Farklı coğrafyalardan gelen gençlerin ilgisiyle zenginleşen oturum, katılımcıların kitap üzerine sundukları değerlendirmelerle sona erdi.

