Hayata Dokun Yetim Derneği, yetim çocukları ve annelerine Meslek Eğitim Merkezi (MESEM) hakkında bilgilendirme semineri düzenledi. Seminerde anneler MESEM hakkında merak ettiklerini uzmanlara sorma fırsatı buldu.
Her aile hiç kuşkusuz çocuğu için iyi, güzel, başarılı, mutlu ve sağlıklı bir gelecek hayali kurar. Onlar için gücü doğrultusunda maddi manevi tüm kaynaklarını seferber eder. Ancak bazen her çocuğu kendi potansiyeliyle değerlendirmeyi gözden kaçırabilir. Akademik başarılı olması konusunda çocuğa çok ciddi baskılar uygulayabilir. Halbuki her çocuğun kendine has başarılı olduğu alanlar vardır. Bazısının müziğe, bazısının el becerisine, bazısının da mekaniğe… Bunu ortaya çıkarmak da ailelerin ve öğretmenlerin görevidir.
ÇOCUĞUM ÜNİVERSİTE OKUMALI MI?
Bülbülzade Vakfı çatısı altındaki Hayata Dokun Yetim Derneği, bu noktada ailelerde ciddi bir farkındalık oluşturacak bir seminere imza attı. Yetim çocuklar ve anneleri, Türkiye’de 2016’da alınan bir kararla örgün eğitime dahil edilen MESEM (Mesleki Eğitim Merkezi) hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirildi. Annelerden sıkça “Çocuğum illaki üniversite okusun” serzenişi işiten dernek yöneticileri, bu seminer ile özellikle düşük başarı sıralamaları nedeniyle mezuniyet sonrası iş bulma imkanı olmayan bölümler yerine, gençlerin doğrudan meslek sahibi olacağı MESEM modelini ailelere tanıttı. Seminere gelen anneler kendilerine “Çocuğuma üniversite okuması konusunda ısrar etmeliyim?” sorusunu yöneltti.
TÜM SORULAR YANITLANDI
Bülbülzade Vakfı’nda gerçekleştirilen seminerde, MESEM’in Türkiye’deki mesleki eğitim reformu içindeki kritik rolü üzerinde duruldu. Uzmanlar, 12 yıllık standart eğitimin ardından çalışma hayatına atılan gençlerin uyum sorunu yaşadığını ancak MESEM ile 15 yaşında işe başlayan bir gencin 18 yaşına geldiğinde tam donanımlı bir usta olarak yetiştiğini vurguladı.
Seminerde MESEM konusunda hem saha hem de teorik tecrübesi bulunan Turgut Öztürk, Burak Özay ve Atilla Yunus Hamallar ailelerden gelen soruları da yanıtladı.
Hayata Dokun Derneği’nin ismiyle müsemma bir şekilde hayatlara dokunduğu ve temas ettiği hayatlarda pozitif gelişme olduğunun altı çizildi. Ailelere bu tür bilgilendirme seminerlerinin yıl içinde tekrarlanacağı bildirildi ve konuklara teşekkür edilerek program sona erdi.






